RıZa BeRKaN's profiler.B.g. / " Sevgi, saygı ...PhotosBlogListsMore Tools Help

Blog


    10/14/2009

    Ya BeN KiMe YaLVaRaYıM ALLaH'ıM


     

    Ey Yücelerden Yüce Rabbim! Bütün mal ve mansıp sahipleri kapılarını sürmelediler. Sen’in yüce dergâhının kapısı ise asla kapanmaz ve dilekte bulunanlara her zaman açıktır.

    Ya Rabbî, Ya
    İlahî! Yıldızlar gaybûbet âlemine, gözler de uykuya daldılar. Sen ise, ey Rabbim, Hayy’sın, Kayyûm’sun; uykudan, uyuklamadan sonsuz defa münezzeh ve müberrâsın.

    Ya Rab! Gece, karanlı
    ğıyla mevcûdâtın üzerini örtünce döşekler de seriliverdi ve sevenler sevdikleriyle başbaşa kaldılar. Sen, Sen’in yolunda, Sana ulaşma istikametinde cehd ü gayret içinde bulunanların biricik sevgilisi, (benim gibi) yalnızlık gurbetine maruz kalanların da yegâne enîsisin!

    Ya
    İlâhî! Ulu dergâhına sığınan bu kimsesiz kulunu kapından kovacak olursan ben gidip hangi kapıya iltica edebilirim ki! İlâhî! Yakınlığından mahrum edersen beni, o zaman ben kimin yakınlığını umabilirim ki! İlâhî! Şayet Sen bana azap etmeyi murad buyurursan, ben biliyorum ki, cezalandırılmaya fazlasıyla müstehakım! Fakat affınla sarıp sarmalarsan, o da Sen’in lütfun ve keremindir.

    Ya Seyyidî, ya
    İlâhî! Marifet erbabı kulların Sen’i bulduklarında Sen’den başka ne varsa hepsinden yüz çevirmişlerdir. Salih kulların Sen’in fazlınla necâta ermişlerdir. Taksîratı pek çok günahkârlar da “Tevbe, ya Rabbi!” deyip yine Senin kapına yönelmişlerdir.

    Ey affı güzel Rabbim! Ne olur, affının serinli
    ğini ve marifetinin halâvetini benim ruhuma da duyur ve beni onlarla doyur! Her ne kadar ben bunlara lâyık olmasam bile, haşyetle önünde iki büklüm olup ikâbından sakınılmaya lâyık olan da, mücrimlerin günahlarını bağışlama şanına yaraşan da yalnız Sen’sin!


      
    Ya BeN KiMe YaLVaRaYıM - HaSaN DURSUN

    Yüreği güzel, Sevgili SemaNur'a değerli katkılarından dolayı en kalbi sevgi, saygı ve hürmetlerimi sunuyorum.
    :100011: /

    BEĞENDİYSEN VE ALANINA EKLEMEK İSTERSEN YORUM YAZ - BLOG AL'A BAS SENiN OLSUN.

    10/5/2009

    Öyle bir yol ki.. Ne ten, ne can, ne yar, ne yaren..!!!


     

    Öyle bir yol ki.. Ne ten, ne can, ne yar, ne yaren..!!!
    Ben, seni aramak ve bulmak için düştüm yollara… “Aramakla bulunmaz…” diyen söze aldanmadım.
    Bakmadım sözün bu yanına….
    Susuzluğumu hissediyorsam bana değildi bu söz. Zîra devamında “Bulanlar; ancak arayanlardır…” ümidini fısıldayan bir ses vardı. Ve ben o sese uyup düştüm yollara… Çünkü içimdeki bu hasret ateşini sen yaktın. Bu çağıltılı “ara ve bul” sesi senden geliyordu…
    Bu senin çağrındı. Nasıl dururdum zincirlerimle… Nasıl beklerdim hapishanemde…
    Kırdım zincirlerimi, yıktım duvarlarımı…
    Düştüm yola…
    Artık bir yolcuyum ben de…
    Ezelle ebed arasında yoldayım şimdi. Seni arıyorum ama bilirim ki yoldaşım da yine sensin.
    Çünkü sen olmasan ne yol olurdu ne yolcu.
    Ne kadar yol yürüsem önüm kapı ardım kapıydı… Seslenişim sanaydı bu yüzden: “Aç kapını ben geldim!” diye… Seni bulduğum, bildiğim her yerde, her nesnede rengin vardı, kokun, sesin. Ama hiç biri sen değildin.
    O yüzden baygın kokularıyla sermest olsam da gülün bir bir solup düştü yaprakları…
    Hangi suyu içsem daha da susadım. Hangi ekmeği yesem daha da acıktım.
    Hangi Züleyhâ’nın vuslat kapısında bulsam kendimi, bir hiçlik kuyusuna düştüm. Düştüm dünya gayyasına, düştüm.
    Düşmeyen kalkmaz, yitirmeyen aramaz ki…
    Düştüm, kalkacağım, yitirdim arayıp bulacağım.
    Başı dumanlı dağlara düşüyor yolum, denize koşan sulara… Toprakla buluşan yağmura… Açan çiçeğe, uçan kelebeğe… Seni soruyorum.
    “Daha git…” diyorlar…

    BEĞENDİYSEN VE ALANINA EKLEMEK İSTERSEN YORUM YAZ - BLOG AL'A BAS SENiN OLSUN.

    10/1/2009

    ÖLüM AŞKıMıN ADı oLSuN !..



    Ruhum susamış suya...
    Kalbim özler seni
    Gözlerimi senin sevdi
    ğin şeylere çevirdim,
    Kulaklarımı seni ça
    ğıranın ülkesine bıraktım.
    Ve susan bir toprak gibi bitkin kaldım.
    Biliyorum, çünkü senin sevgin yaşamdan iyidir,
    Senin isimlerin lezzetidir dilimin,
    Kalbimi senin yoluna koydum.
    Ve ellerimi senin dergahına açtım.
    Bundan sonra da sana gelecek, senden bekleyece
    ğim.
    Böylece ruhum doyacak, kalbim vuslatını bulacak.
    Çünkü elimde, dilimde ve kalbimde senin övgün olacak.
    Seni zikretti
    ğim zaman, evrenin de zikrini duyuyorum.
    Görüyorum ki yalan de
    ğilim.
    Seni bizimle birlikte söyler alem, hem her anında.
    Senin meleklerindir dualarımıza amin katan.
    Ne güzel bir arzuyla ve rahmetin kokusuyla ya
    ğar yağmurlar,
    Sanki senin adini ça
    ğlar.
    Güne
    ş ve ay, senin nurundan almış nasibini.
    Güne
    ş senin sevginden böyle ateş, ay böylesine mahzun.
    Yıldızlardır seni müjdelerken göz kırpan.
    Irmaklar senin hasretinden böyle ça
    ğlar,
    Deniz bu ayrılıktan deli, böyle dalgalı...
    Ve hüzünlü hep ....
    Ku
    şların ümidi sen,
    Bitkilerin ne
    şesi, çiçeklerin rengi sen...
    Ve insanların hiç bitmeyen duası sen!
    Müminlerin kalbi sen! Rahim sen!
    Sen, sonsuz aydınlıksın.
    Kalplerimizin hiç batmayan güne
    şisin.
    Tüm varlı
    ğımla senin yolundayım.
    Tüm kalbimle arıyorum seni.
    Ne zaman sesleneceksin bana?
    Günahlarımın ve isyanlarımın karanlı
    ğından mi uzaklığın?
    Ama sen, sen ey Rabbim!
    Adaletinle de
    ğil, merhametinle gel bana.
    Tüm güzel sözlerimizi ve söyle
    şilerimizi katına kabul et.
    Dostlu
    ğunu verdiğin insanlar, gücümüz olsun.
    Bizi onların yoluna kat.
    İman, sevgi ve gözyaşının duygusunu canlandır
    Ve bu birlikle ye
    şert kalplerimizdeki ümidi ve neşeyi
    Şeytanın hilelerinden uzak eyle,
    Meleklerin hafifli
    ğine kat bedenlerimizi.
    Yıpranmı
    ş hislerimizin mabedinden yalvarırız sana.
    Sonsuz rahmetinle yaralarımızı kapat.
    Karanlıkları indirmi
    ş olsak da biz senin beldelerine,
    Nolur yalnız bırakma bizi.
    Yalvarırım bizi bir an olsun bize terk etme.
    Sevgin içimizde hep uyanık kalsın!
    Ve biz daima seninle ya
    şayalım, seninle ebedi olalım!
    Sevgiden öte bu Rabbim,
    Sana
    AŞIĞIM.
    Sen beni, kendine dost seçinceye kadar ya
    şat.
    Ve a
    şkınla yandığım bir anda canımı al,
    Ki,
    ÖLÜM "AŞKIMIN ADI"olsun!

    BEĞENDİYSEN VE ALANINA EKLEMEK İSTERSEN YORUM YAZ - BLOG AL'A BAS SENiN OLSUN.

    9/7/2009

    SENİN "YARABBİ"DEMEN ,O'NUN "BUYUR KULUM"DEMESİNDENDİR


    DUANIN ANLAMI ÖNEMİ 5 BOYUTLU DUA

    a

    http://img301.imageshack.us/img301/6374/dua0ty.jpg

     Dua hem imanın bir gereği hem de insanın yaratılışının bir ihtiyacıdır.
    İnsan kalpten neye inanırsa ve kalbini hangi şeye ciddi bağlarsa ona yönelir onu arzular ve ondan isteklerde bulunur.
    Eşler birbirlerinden, çocuklar anne babalarından, işçiler patronlarından, memurlar amirlerinden, halk devletinden vs… inandığı kabullendiği oranda bir kısım taleplerde bulunur ve bu talepler esas itibariyle ihtiyaçların dile getirilmesinden ibarettir.

    Dua böyle bir büyük bildiğine yönelme ve ihtiyacı dile getirme demektir. Bir farkla ki bu inanma ve talep, her isteğin duyulduğu cevap verildiği ve hikmetlere göre karşılandığı sonsuz bir güce olmaktadır.
    Furkan süresinin 77 inci ayetinde Allah, duası ile insanın farklı ve özel bir anlam taşıdığına dikkat çekmektedir. O kadar ki duasız insanın bir açıdan anlamsızlaştığı, iman bağının zayıf bir irtibattan öteye geçemediği, gerçek kulluğun gösterilemediği gibi bir anlama vurgu yapılmaktadır.

    Çünkü insan duası ve duasındaki derinliği nisbetinde, beşeri zafiyetlerinden ve benliğinden-enaniyetinden arınmışlık içinde çok boyutlu iç açılımlara yönelmektedir. Beden ötesi bir varlık halinde adeta zihninin derinliklerine inmekte kalbinin ve vicdanının en hassas yerlerinde yaratıcısı ile çok mahrem hususi diyaloglar gerçekleştirme imkanına sahip bulunmaktadır. İnsanın ailesiyle can dostlarıyla ve en çok sevdiği insanlarla yapabileceği bütün özel ve anlamlı konuşmalar bu içe dönük konuşma yanında çok sönük ve güçsüz kalmaktadır.

     

    Duada en büyük kazanım bu yöneliştir, bu hususi yönelişte ruh huzurunu kazanmaktır, en güvenilen makama halini arz etmenin ve asla göz ardı edilmediğinin bilincine varış ve istediğine ulaşacağına dair sarsılmaz bir güven duygusuna eriştir.

    Ne var ki bir doktorun hastanın istediğini vermekten çok hastanın ihtiyacı olanı belirleyip ona göre verilecek olanları belirlemesi ve zamanlama yapması gibi, Cenabı Hak kulunun maddi manevi dünyasına fani ve ebedi alemine en faydalı olanı tayin eder ve kuluna lutfeder.

    dua_hands.jpg image by hhinnuend0        

    Bu meseleye şöyle bakabiliriz:

    Cenab-ı Hak dua ile isteneni ya hemen verir

    Ya da kısa ya orta ya da uzun vadede lutfeder.

    Ya bu dünyada verir ya da ebedi aleme hazırlar orda verir.

    Bu tarzda lutfettiğini de ya aynen verir ya da farklı şekillerde ihsan eder.

    Lutfu da hoş kahrı da ha gül olmuş gelen ha diken değil mi ki ondandır gelen deyip imtihanda olduğumuzu ve sabırla değer ve makam kazanacağımızı vei büyük mükafatların sonsuz alemde hazırlanacağını unutmamalıdır.

    Bir ayetin belirttiği gibi sizin hayır zannettiğinizde sizin için şer şer zannettiğinizde de hayır vardır. Belki istediğimiz bizim görüşümüzde faydalıdır oysa zararı olabilir. Zararlı zannederiz hayır çıkabilir. (İhtimal ki hoşlanmadığınız şey sizin iyiliğinizedir ve ihtimal ki sevdiğiniz bir şey sizin kötülüğünüzedir. Siz bilmezsiniz, Allah bilir.2/216) Kuşkusuz “Vardır bir hayır” sözümüz de bizi tembelliğe tedbirsiz tevekküle sevketmemelidir.

    Her şeyden önce duayı Rab ile buluşma gibi büyük bir amaç olarak görmek gerekir.

    Çünkü dua doğrudan bir kulluktur; tıpkı namaz gibi oruç gibi. Kulluğun ücreti istenmez, istense de hemen istenmez. Verilmeyince sabredilir verilince şükür edilir, şükrü verilen nimetin cinsinden eda edilir.

    Esas itibariyle kulluğun hakiki semereleri ahirette verilir. Peşin alıp da hemen geçici fani dünyada ebedi meyvelerin bitirilip tüketilmesi hoş bir şey olmasa gerektir.

    Duada şöyle ince bir sır da olabilir. Yani Rabbimiz her şeyi bilendir sonsuz hikmet sahibidir. Sadece kalbimizi ona çevirmemiz, içten gelerek kulluk şuuruyla arz-ı hal edişimiz, boynumuzu bükerek hatta sessiz niyazlar halinde iç coşkusuyla halisane ve acizliğini dile getirerek “Rabbim!” deyişimiz öyle müstesna bir haldir ki istemeden isteneni ne istediğimizi bile bilmeden bizim gerçek ihtiyacımız olanı Rabbimiz lutfediverir.

    Yoksa bu sıcak ve derin irtibatı sağlamadan, doğrudan bir istekler listesi hazırlayıvermek, şunu şunu ver bana ya rabbi der gibi yaklaşım sergilemek bu kulluk şuuruna uygun olmasa gerektir. Çünkü o kalbimizi bizi ve bütün ihtiyaç ve isteklerimizi bizden daha iyi bilmektedir. İstemenin kalbi gücü doruklaşmadan daha yamaçların eteklerinde Tur’da Musa yanındaki israiloğulları gibi gökleri talep yağmuruna tutmak duanın ruhuna uygun olmayan davranışlardır.

    Bir de hani O Zat ve O Zat’ın beraberliğini hissetmek, insanın içinin O’nun huzurunda oluşun muhteşemliğini iliklerine kadar hissedişi öyle müstesna bir keyfiyettir ki, oruçlunun iftar vakti melekleşir bir hüviyet kazanıp da “yahu bu yiyecekler de ne!” deyişi ve hissedişi gibi, Rabbimizin lutfettiği o beraberlik huzuru ve ünsiyeti herhalde insana taleplerini de unutturur kendini de dünyasını da etini kemiğini bedenini de unutturur.

    Değil mi ki o var, içimde O’nun verdiği huzur var, şu an O’nun huzurunda olamayan niceleri var, diz çökmüş boynumu bükmüş seccademde O’nun huzurunda olma mutluluğunu tadabilme nimeti var… Ve ben bunu tadıyorum doyuyorum… O Zat’ın maiyeti beraberliği dünyadaki her şeye değer anlamındaki hissediş hakikaten hissedenler için istenecek her şeye değer ve onları aşar…

    http://site.mynet.com/kontcenk/mynet_resimlerim/dua.jpg

    Anlatılan bir hikayede cömert sultan çevresindekilere ihsanlarda bulunur, her isteyene istediğini verir, sağındaki vezire sıra gelince sizi isterim sultanım der, israrlara rağmen almayınca sultanım der, siz benim benim maiyetim olduğunuzda size ait her şey zaten benim olmuş olacak diye hikmetli bir cevap verir. Rabbimizi duasıyla bulan her şeyi bulmuş her şey onun olmuştur. Duasızlığıyla Rabden kopuk yaşayan ise her şeyden kopmuş her şeyi kaybetmiş mahrum müflis insan demektir.

    Duaya bakışta şu yaklaşım şekli de enfas bir mana içermektedir. Siz çok az gördüğünüz bir insana bir iki meraba der geçerseniz aranızdaki ilişki merabalık ilişki olarak kalır. Candan selamlaşır bunu sık sık yapar karşılıklı hal hatır sorarsanız aradaki diyalog güçlenir ve iyi kötü her şeyi paylaşan candan iki sıcak dost haline gelebilirsiniz. Teşbihte hata olması dua insanı cenabı hakka yakınlaştırır, güçlü münasebet kurulur ve maddi manevi güzelliklerin kendisine yaklaştığını hissedebilir. Bir farkla Cenab-ı Hak kudsi hadisin beyanıyla dua dua kendine karışla gelene kulaçla gelme, adımla yaklaşana yakınlaşana koşarak yaklaşma gibi münezzeh Müberra bir yakınlaşmadan da söz etmektedir.

    (Risale-i nur)23. söz 1.mebhaz. 5.noktada duanın 5 çeşidinden bahsedilir.

    1-İstidad lisanıyla yapılan dua:

    Bu bitki ve hayvanlarda bile görülebilir ki her biri Cenab-ı Hakkın isimlerinin tecellisi olarak farklı şekiller güzellikler görevler üstlenir ve bunu adeta gerçekleştirmek için tohum halleriyle duada bulunurlar. Bu duanın ne kadar halisane içten ve coşkuyla yapıldığını otların ve ağaçların, taş ve kayaların üzerinde tezgahını kurmuş incecik kök ve damarlarıyla onları şak şak yarmasından ve güneşin sıcaklığına dayanmalarından üstelik meyvalar, kokular renkler sunmalarından anlayabiliriz. Derler ki bütün çiçekler toplanmış her biri bir ayrı güzellik için duada bulunmuşlar sonra Rabbimizin güzel isimlerine bir bakmışlar her biri birbirinden bir farklı güzel olmuşlar…

    Hepimizde yaratılışta verilen çok farklı yetenekler vardır ve bunların fırkanı varırız veya anne baba eğitimci ve uzmanlar vasıtasıyla ortaya çıkarılır ve geliştirilir. İnsanın bir yeteneğine yönelmesi ve onu geliştirme istikametinde çaba göstermesi bir çeşit duadır ki, inansın inanmasın hangi insan bu yola tevessül ederse, Allah’dan bu yeteneğini geliştirmesi için dua etmiş olmaktadır ki, bu çalışmalara terettüp eden sonuçların başarı ve ürünlerin ortaya çıkarılması bu duanın kabul edildiğini göstermektedir.

    2-İhtiyac-ı Fıtri lisanıyla yapılan dua:

    Bütün hayat sahipleri fıtratlarında taşıdıkları hayatiyetlerini sürdürmek için ihtiyaç duydukları şeyleri dua dua isterler. Güneşten yağmura toprağın bitirdiklerine kadar her varlık muhtaç olduğu şeylere zamanında ummadığı yerden ve şekilde ulaşmakta, akıl üstü mükemmel bir dağıtım ile her varlığa ne ne kadar ne zaman gerekliyse anında ulaştırılmaktadır.
    Duanın varlığı ve etkisi, dua ile istenen şeylerin zamanında ve en uygun biçimde gönderilmiş olmasından kolaylıkla okunabilir.
    Cenab-ı Allah yaratılışımıza mesela açlık hissi vermiş bedenimizi buna uygun biçimde donatmış. Her açlık hisseden insan aslında midesinin bu talebiyle yaratılıştan gelen doğal bir duada bulunmaktadır. Susuzluk durumu da böyledir. Sevgiye duyulan ihtiyaç da…

    3-Iztırar lisanıyla dua:

    Dünyada ruha ve bedene acı veren her zor durum dua için en uygun hallerdir. İnsanın canını yakan acıtan gerek doğa afetleri gerekse insanlardan gelen zararlar, sorda darda kalan zorluk içinde sıkıntı çeken insanın kalp ve zihin itibariyle duaya hazır ve açık hale getiren sebeplerdir.
    Bir de yalnızlık duygusu vardır. İnsan kalabalıklar içinde kendisini kimsesiz hissedebilir. Bir gönül yarası veya sevdiklerinin dünyadan ayrılması ya da bir kısım günahların ruhunda açtığı yaralar insanı bu duygu içinde sığınacak bir Hami’ye ihtiyaç hissettirir ve dua ile O’na yönelme isteği içinde şiddetle belirir. Dünyadan dünyalıklardan nefsimden günahlardan çok zarar gördüm ya rabbi, zararlarımı onar ya rabbi diyerek o imar ve tamir kapısına iltica etme insan için hayati bir durum haline gelir. Bu üç duanın en çok kabule yakın olduğu ifade edilir.

    4-Kalp-zihin-dil lisanıyla dua:

    Dil kalpteki inanca zihindeki düşünceye tercüman olur, olursa anlam kazanır. Kalbinden ve beyninden habersiz sadece basmakalıp monoton dil ile yapılan dua, buruşuk bir kağıda rastgele bir dilekçe hazırlamaya benzer ki yüksek makamın kapısından geri çevrilir. Gerçek dil duası, kalbin dile dökülmesi ve zihnin sancısına tercüman olması ile gerçekleşebilir.

    İnsan yürekten inandığı, düşüncesinde kökleştirdiği bir konuda önü alınmaz taleplerde bulunur ve ona ulaşabilir. Kötülük ve günah anlamında bile olsa herkes neyin peşine ciddi düşer gönülden talep ederse onu elde eder. Ayet kim dünya veya ahiret adına neyi isterse onu ona veririz der (3/145). Men talebe ve cedde vecede denmiş, kim ister ciddi çaba gösterirse onu elde eder. Bu isteme gücünün bir kanadı bu içe dönük olarak diğer kanadı da eylem ile dışa dönük olarak gerçekleşiyor demektir. Bir ayet “Kalk ve inzar et!” (Müddessir süresi) derken diğer ayet “Bir işi bitirince hemen başkasına sarıl!” (İnşirah süresi) tavsiyesinde bulunur.

    http://1.bp.blogspot.com/_HPMuBZE-Ld8/SWeftY06cLI/AAAAAAAAANY/9AR-Jclhgos/s320/dua.jpg

    5-Davranış-Eylem lisanıyla dua:

    Biz dilimizle dua eder Rabbimizden hayırlı helal bol kazançlar isteriz. Fakat işe gider çalışırız. Çiftçi dua etmekle yetinmez tarlasını sürer eker biçer. Öğrenci de aynı şekilde Rabbisinden başarı dilemesinin ve kavli duasının yanında sebeplere başvurarak derslerine sistemli çalışmakla fiili duasını da yapmış olur.

    İnanmayan insanlar bile fıtratlarında bulunan yeteneklerini geliştirmekle Allahın evrene koyduğu kanunların fıtratını öğrenmekle onlardan istifade yollarına başvurmakla, Allahın değer verdiği vasıflara sıfatlara sahip çıkmakla ve ciddi fiili duada bulunup çalışmakla, böyle dualarda bulunmayan inanan insanlardan üstün sonuçları bile elde edebilirler.

    Kişisel gelişim nlp gibi çalışmalar, insanın kendini geliştirmesi beyin gücünü ortaya çıkarması, ders ve işlerinde büyük başarılara ulaşması mutlu bir yaşamı elde etmesi adına tavsiyelerde bulunurlar ve insanın kendi kendini yönetmesinden söz ederek telkinlerde bulunmasını önerirler.

    Telkin ve Dua!…

    Kişinin kendi kendine sadece kendisiyle konuşması kendini motive etmeye çalışması…

    Ya da kendisini yoktan var eden en güzel yeteneklerle ve sonsuz meziyetlerle donatan Rabbiyle söyleşmesi… Kendisini öncelikle 5 dua diliyle O’na rapor etmesi ve çoğu yerde yetersiz kalan kendisini aşıp bütün yetersizlikleri gideren sonsuz bir güce dayanarak motive olması, damla iken deryalaşması, hakiki imanıyla kainatlara meydan okuması…

    Dua kendini aşmaktır.
    Dua evrenlere taşmaktır.
    Dua yer gök çizgisinde sonsuzluk ufkuna ulaşmaktır.
    Dua içte dışla dışta içle, hakta halkla halkta hakla kaynaşmaktır.
    Dua bütün esma ile aynalaşmak, esma gölgesinde maddenin özüne yanaşmaktır.
    Dua bütün varlıklarla kucaklaşmak varlığın peçesini kaldırıp mihmandar meleklerle selamlaşmaktır.

    http://img168.imageshack.us/img168/460/dua5ts4.jpg

          Hayırla kalın

    BEĞENDİYSEN VE ALANINA EKLEMEK İSTERSEN YORUM YAZ - BLOG AL'A BAS SENiN OLSUN.


    8/26/2009

    VuSLaT MeKâNı



    Sustu kalem konuşmadı… Bin bir hicap, bin bir nedamet ve arla kızardı kalem; bozardı kalem… Nasıl konuşsun kalem? Nerde o cüret ve şecaat; nerde o şevket ve keramet?...
    Ta
    ş kesildi kalem… Kalemi tutan elden can çekildi, kurudu kalem…
    Kaleme hükmeden yürek titredi; durdu kalem…
    Hani ya i
    şte, ne yapsındı kalem?

    Evvelki gün a
    şka yelken açmış, bir nebze de yol almıştı gönül. Dün ise aşk kulesine merdiven dayamış, basamak coşmuştu gönül.
    Şimdi aşkın sadedinde can tarağa dayandı…
    Zaman dondu kaldı, mekânı yeller aldı…
    A
    şkın yangını, her cana alev saldı…
    İşte aşkın mezbahanesinde, can çekişmeliydi gönül.
    Ama gönül mahcup ve ürkek, ölümle becayi
    ştedir er meydanında…
    Kalem kırık, gönül derbeder, can tarumardır a
    şk meydanında…
    Ke
    şke, canhıraş yangınlara göz kırpmadan, atlayıverebilseydi gönül…
    Ke
    şke dehşete bulansa; yaralar kaplasa; kanlara boyansaydı gönül…
    O zaman anlar mıydı, her mekânın cennet oldu
    ğunu ve her anın vuslat olduğunu, aslında.

    A
    şkın deli narına, gözyaşları sağanak olur, Mümin mazlumhanelerde…
    A
    şk oduna yanmayı, göze almasa da can, yine de yanar firak ateşlerinde… Çünkü suçludur, günahkârdır, sefildir can.
    Vuslat tahtına yakla
    şamaz; zira kirlidir, hordur, hakirdir can…
    Sanırdım öznesi benim a
    şka dair her cümlenin…
    Zarfıydı gönlüm, vuslatın her yüklemine…
    Nedenler oysa hayat romanım, ba
    ştan sona firaktan mürekkep… Ve ayrılık, benim lügatçemde her sözcüğün, nedendir karşılığı?

    Tenhadayım… Yine tenhadayım…
    İsyankâr firardayım…
    Efendisinden kaçan bir köleyim ve yanıyorum ırak zemherilerde…
    Ben kimim, nerdeyim? Bu yabancılar da kim?
    Neredesin ey
    İbrahim(as)’in duası?
    Ben ate
    şsiz yanıyorum, niye?... Ve neden İbrahim(as)’i yakmaz ateş?...
    Yoksa ate
    ş de mi anladı; aşkımı sattığımı?
    Sakın bana ate
    şin, aşk olduğunu söylemeyin!... Yanarım yoksa…

    Ben körpe bir neferiyim bu çelebi a
    şk kervanının…
    Çok fazla olmadı, kat etti
    ğim yol; ama asırların yükü var omzumda.
    Ve ben kıtaların kirine bulandım, bu kadarcık ömrümde…
    Çamur yedim, bataklık diplerinde… Kir yedim…
    Hayat çürüttüm ve ayak sürüdüm mehtaplı bir gecede, a
    şk yollarında…
    Bundandır i
    şte, hüzün yüklü bir hamalım; çirkef asrının ahtapot kollarında…

    Dizimde uyuttu
    ğum Yakup (as) hala ağlar Yusuf (as)’una; ben en öksüz ninnilerle bağrımı paralarken.
    Hayalimde hep vuslattır gezip duran ama, Zekeriya (as)’nın duasına bile sı
    ğmıyor günahlarım.
    Ve de
    ğince isyanımın közüne, avuçları Meryem (as)’in; o mübarek elleri yanıyor… ben, hepten yanıyorum…
    Ne ki ben, batık bir sandalım, Yunus (as)’un fırtınalı denizinde…
    Ne ki ben, kayıp bir umudum, yarenler ma
    ğarasının kuytu köşelerinde…
    Öyle ki ben, cürmünü da
    ğlara yüklemiş; dağları da dağlara yüklemiş; onları da belalı başına yüklemiş, sefil bir yolcuyum, dünya gezegeninde
    Ne a
    şk tanıyor beni, ne de ben tanıttım kendimi, bir tanışma faslında, sevgiliye…
    Öyle çaresizim i
    şte, şehrin izbe sokaklarında…
    Öyle umarsız, öyle a
    şksızım işte, firakın netameli sahillerinde…
    “ben annemin rahmine dü
    şğüm günden beri”
    Ne yanabiliyorum erkekçe a
    şkımın tandırında, ne de yangınsız yaşayabiliyorum sevdanın gülzarında…
    Bilmem ki nasılım, niceyim ben, sevgilinin nazarında?...
    İşte bu benim; kırık sazım, yanık avazımla, perişan; firakın ahu zarında…

    Vuslat vermesen de ey yar; sebat ver bari!
    Kırılmasın mazlumların artık, her bahar umutları.
    Mihrabi secdelere koydu
    ğum alnıma, hicabın izi düştü.
    Bin ahla kanayan yüre
    ğimi koydum tevbe fırınına.
    Bir tevbelik nefes ver rabbim!
    İçimdeki volkanı haykıracak bir ses ver!
    A
    şkında yanacak heves ver!
    Her vuslatın mekânı, â
    şıkların son durağı, neşvedar bir Firdevs ver!
    Selamlar hürmetlerle…


    Nurullah Gülsever

    BEĞENDİYSEN VE ALANINA EKLEMEK İSTERSEN YORUM YAZ - BLOG AL'A BAS SENiN OLSUN.

    SeVGiM TeK GeRÇeĞiM! ve YaLNıZCa "GeL" DeMeNi BeKLeRiM



    Ellerimden tutsan…

    Yeniden “bekle” desen ve bekleyecek kadar yüreğime su serpsen
    Susuzluğumu da sende fark ederim, suyu da… Nedir bu “ben”liğimdeki “ben” sevdası bana yol göster
    Terk etme beni, lâyık olmasam da, aç bana yüreğini ve denizlerini…

    ~ ~ ~

    Yüzüm yok! Bu çırpınışlarda daralır yüreğim
    Yüzüm yok! Yine de sevmeni beklerim
    Yüzüm yok! Ben umudu senden öğrendim

    ~ ~ ~

    Sanmayın yüreğim durgun deniz, içimde bir Mûsa ve bir Firavun yaşar, benden çok ev sahibi…
    Damarlarımdaki kan kadar kırmızıdır sevdam ve yüreğim bu sevdaya yanar
    Çelişkili ömrün son demlerinde koysam da bu savaşın adını, yine de ararım yalnızlığımda dostun kapısını…
    Bir sır mıdır bu insanın içine akıtılan? Ve bu sırrın doğum sancısı mıdır bendeki başlayan?
    Doğrulmak ve yeniden Mevlâ’ya ulaşmak için mi bu buram buram hüzün?

    ~ ~ ~

    Ve sen
    Ellerimden tutsan…
    Yeniden “sabret” desen ve sabredecek kadar sadrıma huzur versen…
    Sonra ağlasam… Bu çaresiz ateşlenmelerimin ilacını sende bulsam… Bir yangın makamı bu kadar mı öfkeli eritir içimi? Bir sevda bu kadar mı özlenir?
    Tövbeler ve tövbeler… Bu dönüşler korkarım kolay olmayacaktır… Puslu yılların ardından ölsem ve yeniden senin yolunda dirilsem…
    Söyleme, lâyık olmadığımı n’olur söyleme…
    Yokluğunda çok yandı, belki adam olur bu yürek şimdi seninle
    Ardından attığım adımlar kadar yol gitmişim hayatta… Senin ismini duyduğum kadar sesler kıymetlenmiş… Ve seni andığım kadar zaman günahlara “dur” demiş…
    Karanlıklar vadisisinde kalbim, bir kibrit yakmanı beklerim
    Neresindeyim bu hayatın ve senin kalbinde miyim?
    Alır beni bu esen düşünce rüzgârı ve iklimlerim yokluğunda acıtır ve üşütür içimi…
    Yalnız sende var yüreğimin nefesi…
    Bil ki, ben âcizim; bil ki hatalarımla dolu yüreğim ve çaresizim…

    ~ ~ ~

    Sen…
    Tutsan ellerimden…
    Yine içime baksan ve titrese tüm benliğim taa ki son nefesime kadar…
    Sonra değişse tebessümlerim Bir hikayesi olsa çilelerimin
    Seni anlatsam… Anlatsam… Anlatsam
    Yer-gök beni arasına alsa… Kâinatı okusam
    Açsan ellerinle perdelerimi ve şereflensem dost cemali ile…
    Bir yangın bu kadar mı güzel olur şimdi?
    Ruhlar hapishânesiymiş ya dünya, sen beni kurtarsan…
    Kalbimin kilidini tek bakışınla kırsan!
    Sevginin derinlerinde yalnız seninle kaybolsam…
    Bir ömür bu, bitmeye adanan… Bir insanım ben, kendini tanımayan!
    N’olur… Söyleme layık olmadığımı! Sen de beni bırakıp gitme…

    ~ ~ ~

    Sevgim, tek gerçeğim!
    Bu yolda imanımın derdindeyim ve yine tek senin izindeyim, tek senin kapında dizüstü çökmekteyim ve yalnızca “gel” demeni beklerim…

    BEĞENDİYSEN VE ALANINA EKLEMEK İSTERSEN YORUM YAZ - BLOG AL'A BAS SENiN OLSUN.
    5/21/2009

    KaLp, aŞk ve DaMLaLaR ;

    http://img190.imageshack.us/img190/3314/afmakamna.jpg


    Şükür doruklarından gökyüzünde kaybolmaya doğru bir sır… Başın bir arşın üzerinde gezinen bulut ve nazlı nazlı düşen damlalar… Gören nazar etmez de, Rahman’ın bildiğidir ve bize sır…

     

    Ah der bir ses, ta içten… Gelsen de tatsam sendeki tükenmeyen Rahmeti… Ellerim kalsa huzurunda, gözlerime kan düşse ve bir belâ salsan garip gönlüme… Ben bilmesem ey aşkın sahibi olan Rabbim, sen belâ’ma Aşk desen!

       

    Güneş, ay ve yıldızlar…

     

    Âlem ısınır varlığıyla, dokunduğu yerlerde eriyen nağmeler… Dağ, taş dokunuşuna hayran… Uzaktır ama hissedilir, bakılmaz ona ama dokununca göze damlalar koşuşur bir bir… Karanlığı düşürür tahtından ve yayılır dile (n) diğince…

     

    Geceye asar düşlerini ve aynı tahtı paylaşır o hüznün doruklarıyla… Başı eğik bazen, bazen yüzünde keder ama hep umudu hayâl eder… Yedi asır, yedi iklim de geçse, nurunu çehresine borçlu olduğu Sevgiliye büyütür özlemlerini… Utanır ki; yağmurlar ağlarken serden geçer ve saklanır bulutların ardına… Göz kırpınca aşk’a ne kadar da acılı olduğunu anlar o da…

     

    Suskun çiçekler… Taşıdıkları canlara kurban olma sırasında ve İsmail kadar tevekkülde her biri… Baharda renkler donanınca yeryüzüne, kıskandırırcasına dizilirlerdi gökyüzüne; Rahman’ın izniyle … Kim bilir neden parlıyordu çehresi! Ağlıyor mu, yoksa gülüşünden miydi ışığını en çok onun göstermesi… Bilinmedi, çünkü bildirilmedi…

     

      Kalp, aşk ve damlalar;

     

     Sırrına erdiğimde hissettiğim sıcak bir iklim… Hakikat yolunun en kadim yolcusu ve sadık yâren… Olmazların en başında, saklanmaz aslı… Yâr aşk bağışlayınca har olur yanar ve yakar… Uzaktır ama vuslata sadık olmaya doğru hasretler biriktirir… Yakışan bir vefa sancağı varsa ki elinde, mızrabı saplansa gidenlerin vefayı düşürmez yere… En çok kan ağlar, en hakikâtli o susar! Bakılmaz ona da; ama hissedilince kor misali küle döndürür bildirileni! Şeytanı düşürür tahtından, Allah der dile (n) diğince…

     

     Yeri; yalnızlık ve tek’bir… Kim nereye götürürse götürsün barındığı mekân bir! Çokluğu ezelde unutmuş ve yokluk şerbetiyle tatlanmış dili… Adıyla müsemma, en çok dilenen ve dilendiğine verilen… Mahkûm olmak isteyene parmaklıkları çok… Perdeleri kızıl, yolu hengâmeli ve örtülerin ardında sır olduğunda en güzeli… Beşerin sükûtuna muhtaç, sahibine, en çok öz Sahibine gidince adı Aşk! Kimini sarayında köle, kimini harabesinde sultan eden… Gözde başlayan, kalbe akan ve gerçek tadına varıldığında sahibini bırakmayan…

      

    Yüzümün ve s/özümün kirini bir bir indiren dostlar… Şükrümün nişânesi, adıma mühürlü Bezm-i Elest’ten… Gönlüme dolduğunda günahıma bir tanesi bile okyanus… Arınmanın ve arındırılmanın anlamıyla daha da coşkun akan yaşlar… Buz kütlesine çarpmadan taşınınca ateşe su, cehenneme cennet yağmuru… Elhamdülillah’a uzanan bir ırmak olduğunda, hiç durmadan yol bulur her biri… Yakıştığı ve akıtıldığı sebep nazarında mutlular düştükleri yerlerde… Silmişseler alından bir izi, Aşk’la birlik olup akmışsa beşerin kalp âlemine yeşertirler şükür filizlerini…

      

     Mum olduğu yerde mutlu yanmak ve tutuşturulmaktan… Ki güneş gündüze, ay yıldızlarla geceye yakıştığından biliriz tadını… Kalp diyarında sevgili ebedi olunca, Aşk kalbe damlalarla ulaşınca tadı bambaşka…

     

    Bizliği tadana aşk olsun…

    Bir’i bilip ağyar olana aşk olsun…

    Hiç’liği bulana, kapıda köle, yürekte devlet olana aşk olsun…

     

     Bilenin huzurunda el pençe kalınca kalbim, insanı hayrete düşüren bir nur göründü... Ölüm, kalım demek nafile. Eğer ki aşk tecelli etmeyecekse na’r olur dünya ve ahir…

     

    Bir dua ezelden dolanmıştı yüreğime.

    Ey Rab; Sen’in aşkın muradım!

    Murad et aşkını kalbime!

     

    Zehra Öner

     

    28.03.09

    Sevgili, yüreği güzel Zehra Kardeşime en kalbi sevgi, saygı ve hürmetlerimi sunuyorum.
    :100011:


    Makale, kaynak gösterilmek şartıyla iktibas edilebilir.

    Eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir.

    http://img2.blogcu.com/images/o/s/m/osmanlivetarih/hat..jpg
    http://img472.imageshack.us/img472/8854/smileyby5.gifBEĞENDİYSEN VE ALANINA EKLEMEK İSTERSEN YORUM YAZ - BLOG AL'A BAS SENiN OLSUN.
    4/29/2009

    Geldim ALLAH’ım...Aczimi Hatırlayarak...



    Geldim ALLAH’ım...Aczimi Hatırlayarak...

    Soğuk ve yağmurlu bir gecede,gök gürültüsünden korkup annesinin kanadına giren bir çocuğun telaşıyla
    GELDİM ALLAH 'ım...

    Biliyorum...Sen Sana sığınanı geri çevirmezsin.Muhtaçlığımı,aczimi benden daha iyi bilirsin...

    Kelimelere dökemediğim insani savruluşlarımı bir dostla paylaşmanın lezzeti dilimin ucundayken_"Rabbim Sen biliyorsun " cümlesinin nidası yankılarak beynimin huzur merkezinde yaramazlık yapmış bir çocuk mahçubiyetiyle
    GELDİM ALLAH 'ım...

    Nefsimin heveslerinden Sana sığınırım
    YA İLAHİ...

    Yüreği Aşkınla Dolu Kulun....[ Rüveyde ]



    :100011:

    Sevgili, Gönlü Güzel, Kıymetli Kardeşime, Can Kardeşime, Candan Kardeşime en kalbi sevgi, saygı ve hürmetlerimi sunuyorum. Duasına yürekten amin diyorum.Eyvallah


    http://img472.imageshack.us/img472/8854/smileyby5.gifBEĞENDİYSEN VE ALANINA EKLEMEK İSTERSEN YORUM YAZ - BLOG AL'A BAS SENiN OLSUN.
    4/18/2009

    DUAsız üŞüR YüReKLeR...

    http://img17.imageshack.us/img17/6931/duaa.jpg

    Sana bir DUA eden olsun
    Sen birine DUA et!
    DUA'sız ü
    şür yürekler...

    Biliyor musun?..
    Ba
    şkasına dua ettiğinde, aslında sen kendine DUA ediyorsun!
    Ne kadar çok kimse için dua edersen, o kadar çok KAZANIYOR YA DA KAYBED
    İYORSUN!

    Çünkü melekler,
    Duan, rahmet ve hayr ise: " Bir misli de sana olsun, amin",
    Duan zulmet ve ser ise: " Bir misli de sana olsun, amin" derler...

    Dua: içimizle muhasebe olunaca
    ğımız bir SIR dır..
    Tıpkı ;Bir ayna gibidir , içimizi yansıtır bize..
    RABB'e sunulan bir arzuhaldir dua, geri döner bize o kapılardan yüre
    ğimizce..

    Hep hayra dua edenlerin, maddeten ve manen hayırlara ermesi,
    şerre dua edenlerinse, rahmetten mahrum kalması bundandır işte..

    Duasız ü
    şür yürekler bil!..
    Sana bir dua eden olsun
    Sen birine dua et!

    Bilmezsin hangi kırık gönlün duasıdır karanlıklarını aydınlatan, sana ummadık kapılar açan..
    Bilmezsin kimin için etti
    ğin duadır, seni böyle ayakta tutan...

    Hiç ü
    şümesin yüreklerimiz için,
    Dualarda bulu
    şalım..
    Daim duala
    şalım..

    ALLAH'ın o güzel selamı hepimizin üzerine olsun...

    "Kullarım Beni sana soracak olursa, muhakkak ki Ben (onlara) pek yakınım. Bana dua ettiği zaman dua edenin duasına icabet ederim . Öyleyse, onlar da Benim çağrıma cevap versinler ve Bana iman etsinler. Umulur ki doğru yolu bulmuş olurlar." (Bakara Suresi, 186)

    (Ya Rabbi, Sana ve Resulüne itaat etmemizi ve bildirdiklerinle amel etmemizi nasip eyle!)

    (Ya Rabbi, faydasız ilimden, makbul olmayan amelden ve kabul olmayan duadan sana sı
    ğınırım.)

    (Ya Rabbi, bildi
    ğimiz-bilmediğimiz bütün iyilikleri ver, bildiğimiz-bilmediğimiz bütün kötülüklerden de koru!)

    (Ya Rabbi, her i
    şimizin sonunu güzel eyle, dünya sıkıntılarından ve ahiret azabından bizi koru!)

    (Ya Rabbi, bizi sabreden ve
    şükredenlerden eyle!)

    (Ya Rabbi, bizi dostlarına dost, dü
    şmanlarına düşman olanlardan eyle!)

    (Ya Rabbi, acizlikten, tembellikten, korkaklıktan, cimrilikten ve her çe
    şit hastalıktan sana sığınırım!)

    (Ya Rabbi, i
    şinde sebat eden, nimetine şükreden, ibadetini güzel yapan ve doğru konuşanlardan eyle!)

    (Bedenime, kula
    ğıma, gözüme sıhhat ver! Küfürden, fakirlik  sana sığınırım.)

    (Ya Rabbi, kusurlarımızı ört, korkulardan emin kıl ve borçlarımızı ödememizi nasip et!)

    (Ya Rabbi, sıhhat, afiyet ve güzel ahlak ver! Kaza ve kaderine rıza gösterenlerden eyle!)

    (Ya Rabbi, gece ve gündüz gelecek kötülüklerden, sıkıntılardan kötü arkada
    ştan ve kötü komşudan sana sığınırım.)

    (Ya Rabbi, ölünceye kadar ibadet etmemizi, ömrümüzün hayırlı amellerle sona ermesini nasip et ve Cennetini ihsan eyle!)

    (Ya Rabbi, zulmetmekten, zulme u
    ğramaktan sana sığınırım)
    (AM
    İN)


    Rabbim rızasından ayırmasın. Hakkı Hak bilip ona tabi olanlardan. Batılı da batıl bilip ondan içtinap eden kullarından eylesin. İslamı gerçek manada yaşayanlardan etsin.

    http://img472.imageshack.us/img472/8854/smileyby5.gifBEĞENDİYSEN VE ALANINA EKLEMEK İSTERSEN YORUM YAZ - BLOG AL'A BAS SENiN OLSUN.

    3/20/2009

    BiR DaMLa GöZYaŞı

    Click the image to open in full size.
    Bir Damla Gözyaşı

    Bir damla da çağlayan ırmakları boğuşu Yakub`un,
    Sukut denizinde dalga olan Meryem`in
    Fırtınalara sabrı kalkan bilen Eyüb`ün...

    Rıza bahçesine bir gül ekebilmek, gözyaşlarını teselli vuslatına mazhar olacak
    kadar samimiyetle dökmektir...
    Dua tadında akan her damla kelamsız rıza dilencisidir...

    Ey Zeyd... Ey sevdalı... Ardından alemlere rahmet olarak gönderdiğine,
    en sevdiğine, Hasret gözyaşları döktürdüğü Mevlanın...

    Ey Selman... Ey yüreğindeki aşka harf harf teslim olan...
    Hak tarafından sevilen ve sevildiği
    Aleme ilan edilen...

    Aşkla var olabilmek yollarda, hasrete gamzelerde hayat buldurmak,
    kirlenmemiş gökyüzü, Altında sadık ve vefalı aşıkları,
    unutulan her heceyi işler cana saadet asrı tadında akan her damla...

    Asırlar öncesinden bizlere selam eden Efendim...
    Rüzgar saçını dağıtır diye üzülemediğimize üzülerek sevdasına vurulduğumuz...
    Hüzün bahçelerindeyiz... Sensiz..!

    Nedametin giydirildiği gecelere aydınlığı, vefasızlıkların asıldığı yıldızlara affı,
    kırgınlıkların, Gezdiği sokaklara sevgiyi fısıldar gül tadında akan her damla...

    Talan edilmiş sokaklarımı sevdirir, "O"ndandır diye...
    Aşk dolu hayatların bir huzmesinin canda hayat bulmasını dillendirir sus olup...
    Ahdimi taşır akan her damla ...

    Bir damla gözyaşında saklı "can"
    Bir damla gözyaşı "can"a hayat bulduran

    El-Vehhab ismine sığındım...
    Avuçlarımda bir damla gözyaşıyla kapındayım...



    Click the image to open in full size.

    Ve Sen Yine Denendiğinde..
    Ve Kalbin Daraldığında..
    Ve Yine Bütün Kapılar Kapandığında..
    Ve Yine Ne Yapman Gerektiğini Bilmediğinde..
    Uzun Uzun Düşün Ve Hatırla Yaradanını!
      Allah kuluna Kafi Değil mi?  (Zumer Suresi)
    http://img472.imageshack.us/img472/8854/smileyby5.gifBEĞENDİYSEN VE ALANINA EKLEMEK İSTERSEN YORUM YAZ - BLOG AL'A BAS SENiN OLSUN.

    3/12/2009

    DuA DuA İnŞiRaH




    بسم الله الرحمن الرحيم
    أَلَمْ نَشْرَحْ لَكَ صَدْرَكَ
    وَوَضَعْنَا عَنكَ وِزْرَكَ
    الَّذِي أَنقَضَ ظَهْرَكَ
    وَرَفَعْنَا لَكَ ذِكْرَكَ
    فَإِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًا
    إِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًا
    فَإِذَا فَرَغْتَ فَانصَبْ
    وَإِلَى رَبِّكَ فَارْغَبْ

    ..............................



    İnşirâh İnşirâh İnşirâh Hâra düştüm, dilime kan değdi yüreğime od. Dâra düştüm Ey Rab bana bir inşirah. Ah-u efgânımı bir dinleyiver, bu gece çok karanlık katran karası olmuş göğsümü bir açıver Daraldım Bir bakıver.

    Biz senin göğsünü açıp genişletmedik mi?(inşirah)

    Genişlettin ey yar! Dünyadan bunaldığım her vakit, yağmur yağmur yüreğime, damla damla gözlerime düştün. Semalarda yerim yok bilirim, arşlardan ta ki gönlüme düştün. Yaralar bedenimde yol çizerken adeta, tuz değil, sen gönlüme tılsım sürdün. Dünya zemininde ayaklarım kayarken bir bilinmezliğe, tut n olursun bırakma bilmediğim alemlere Gece ve ben iki biçâre yine kapındayım. Soluklanmak istiyorum Ya Rab! Gece yeminli konuşmuyor benimle. Gece küskün bana, yalnız bıraktım onu gelirim diye. Gitmedim ona Ya Rab! Geceler bensiz geçti, seccadeler eşsiz, yıldızlar yoldaşsız kaydı. Geceye söz verdim gelirim diye, gitmedim. İhanetim var ona..Gece yeminli..Ben sana bugün yalnız geldim. Terkedilmiş sevdaların mekanından geliyorum. Yıllanmış sevgilerin koynundan. Ayrılıklardan geliyorum. Yalnızlıktan Gönlümü n tenhasından geliyorum. Gecenin günahlarımı örtmeyen mahremiyetinden geliyorum. Dünyanın arkamdan yırttığı gömleğimle. Kimsenin duymadığı ama kulağımı çınlatan aff sesleriyle geliyorum. Ademin utangaç bakışlarıyla, Nuhun terk-i diyarıyla bir Yunus affı edasıyla geliyorum. Daraldım Ya Rab! ;kabul ümidinin ferahlığıyla geliyorum. Yüreğim üşüyor artık, mahşeri bir yalnızlıkla geliyorum. Aç Ya Rab nolursun aç göğsümü tekrar bir köz değdir. İçimin vahalarından kurtar beni. İnşirah inşirah inşirah ayet ayet genişlet beni.

    ......................................

    (özellikle vatki sehere ithaf olsun Sen Hakk'a tevekkül kıl,teslim ile rahat bul, sabreyle ve razı ol Mevla görelim neyler Neylerse güzel eyler...)

    hepimizin inşiraha muhtaç olduğu bu zamanlarda mevla cümlemizin kalbine dua dua inşirah serpsin
    .


     

    http://img472.imageshack.us/img472/8854/smileyby5.gifBEĞENDİYSEN VE ALANINA EKLEMEK İSTERSEN YORUM YAZ - BLOG AL'A BAS SENiN OLSUN.

    2/24/2009

    GönLüMün SeSi KısıLDı ALLAH'ıM

    http://tk.files.storage.msn.com/x1pnp_rgmi5o531qkXkhm0Yl6IAul7SwBIMkGK2sifqBVYMcD2Mi70COFGPmSs_77uWcShsSLYEIimoRiphm1I9MnnYDIHzwRp6s7sid2rw8qF9-3_LeWCr4z8tqyi3HVJhWgQdOoBlvBE


    Kimselere söyleyemediklerimi bir Sana söylerim Allah’ım. Kimselerden isteyemediklerimi bir Senden isterim. Çaresizim Allah’ım, öyle çaresizim ki, tek çarem Sensin. Sana o kadar çok seslenmek isterim ki, ama gönlümün sesi kısılıyor Allah’ım. Dimağımızda tat bırakmıyor ettiğimiz sözler... Çünkü sana ait sözleri unuttuk...

    Ne çok unutuyorum ve ne çabuk unuttum Allah’ım. Affet unutuşumuzu ve affet seni duyup seslenemeyişlerimizi. Kaldıramadığımız ellerimiz için affet bizi...
    Açamadığımız yüreğimiz için bizleri affet...
    Gönlümüzde goncalar açmayan Güllerimiz var.
    Gülden sitem eden sevgilerimiz var.
    Gülşenlere çeviremediğimiz gülüşlerimiz var.
    Gülü zara dönmeyen sinelerimiz var...
    Boynu bükük kalışlarımız var bizim sensiz kalışlarımız susayışlarımız...
    Aferinler fısılda yüreklerimize ne olur!
    İçimizde sakladığımız ve bir türlü kimseye haykıramadıklarımız var. Sensiz kalışlarımız var...

    Araflarım var benim. Kurtulamadığım, kaçamadım, sıyrılamadığım ’Araf’larım. Sen beni Araflardan alır mısın? Senin sevdiklerinin yanına beni de koyar mısın? Onlarla bir beni de anar mısın?

    İtiraf etmeliyim ki, sana söylenilesi güzel sözleri söyleyemedik. Ne olur ilham et kalbime kırık dökük te olsa, yıkık ezik te olsa kabul eyle yakarışlarımı... Sıkı tutamadığım hayallerim var ya Allah’ım. Elimi gevşettiğimde gördüğümüz fena hülyalarımız var. Ne olur Sen Tut ellerimden, ne olur kalbimizi Sen Sıkı Tut Allah’ım! Düşünce bizi Sen kaldır Allah’ım...

    Dua diye mırıltılarımı sen fısıltıya çağıltıya çevirir misin? Sen beni benden öte bilensin, Sırrımı, gizlimi, söyleyemediklerimi bilensin. İçimizde tutup bir türlü diyemediklerimizi en mütenahisini verasını hep sen bilirsin. Vehimlerimden, şüphelerimden, vesveselerimden beni azad eder misin?

    Altı çizili satırları defalarca okuduğum kitaplar ve romanlar kadar senin kitabını kelamını okumayı unuttum. Unuttuk biz Allah’ım... Ne çok unuttuğumuz var ve de ne çabuk unuttuk biz Allah’ım...


    Hatırlamayı unuttuk. Seni hatılamak herşeyi hatılatıyor seni unutmak bizi uzaklara, tuzaklara götürüyor...


    İitiraf ediyorum Rabbim. Yakamı bırakmayan günahlarımla geliyorum huzuruna, kimseye söyleyemediklerim günahlarım var benim. Dile döküp haykıramadıklarım var. İçimde sakladıklarım. Suskunluklarım var. Sözlerimin kifayetsiz kaldığı daha nelerimiz var bizim...

    Yüreğimiz yerde bırakma bizi, boynu bükük eyleme, gözümüzde yaşlarla, yüreğimiz darda koyma bizi...Garibiz işte Allah’ım! olmadığımız kadar garip, hissetmediğim kadar çaresiziz, aciziz işte çünkü Seniniz, Sendeniz. Olmadığımız kadar sensiziz.Sensizlik öyle üşütüyor ki içimi... Ne olur sen ısıt ne olur Sen...

    Doğum günüm sana en içten geldiğim gün olsun, her günüm olsun. Yeniden doğar gibi silkinip günahlardan, arınıp senin Rahmetinin kucağından ana sütü gibi yudum yudum tövbe sütünü içmek isterim Allah’ım.

    Dualarımı kabul eder misin Allah’ım? Bana da hoş geldin kulum der misin?

    http://img472.imageshack.us/img472/8854/smileyby5.gifBEĞENDİYSEN VE ALANINA EKLEMEK İSTERSEN YORUM YAZ - BLOG AL'A BAS SENiN OLSUN.
    12/13/2008

    Güzeli Seven Rabbim !..




    Güzeli seven Rabbim, benim içimi nurlarınla güzelleştir İçimin güzelliğiyle davranışlarım nurlansın!

    G
    özlerimin bakışında Sen olmalı, kirpiğimin ucundaki damlada Sen parlamalısın! Senin yolunda çalışırken yorulduğum için dinlenmeliyim rahatım da Senin için olmalı yani Uykumda Seni sayıklamalıyım Yollarım Sana gelmeli hep! Dönse dolaşsa yine Seni bulmalı adreslerim!... Hayatımdaki her ciddi adımı Senin için atmalı, yine Senin için koşmalıyım, Senin yolunda

    Affetmeyi seven Rabbim, affedilmenin huzurunu ya
    şattır bana Günahkar kulunun tek tesellisi; Senin huzurunda af dilerken, süzülen gözyaşlarıdır Bunca günahıma rağmen, beni bir nebze rahatlatan; tövbe etmeyi nasip eden Rabbimin, kullarını affetmeyi sevmesidir

    Senden koparma beni! Sensiz b
    ırakma kalbimi Senden uzak kalınca; öyle aciz, öyle çaresizim ki Seninleyken huzurum dorukta; sanki her şey, her güzel şey benim, tüm mutluluklar benimle Dünyanın tüm çiçeklerini koklasam, Sana dua ederkenki huzuru yine bulamam

    En g
    üzel sözleri kullansam Senin için, hep Seni söylesem konuştuğumda; Seni anlatmaya yine doyamam!... Dostlarını sevsem; kalplerinde Sen yaşıyorsun diye Tüm yarattıklarına ibretle baksam; Seni hatırlatıyor diye İçimdeki sevgiye dair ne varsa yapsam; Seni sevmeye yine doyamam!...

    Kulunu affeder misin Rabbim; beni Sana adasam?!...

    G
    üzeli seven güzel! Sana feda edeceğim güzellikler ver!... 


    http://img472.imageshack.us/img472/8854/smileyby5.gifBEĞENDİYSEN VE ALANINA EKLEMEK İSTERSEN BLOG AL'A BAS SENiN OLSUN.
    11/3/2008

    Ya Vedûd, Aşkına DiLenciyim...


     

    Rabbim gerçek manada beni sen sevdin... Niceleri ise sever gibi göründü... Ama daima, kendilerini sevdiler... Çünkü âcizdiler, fâniydiler... Kendilerine bile yetemediler ki, bana yetseler...

    Hepsi Sana borçluydu varlı
    ğını. Hepsinin bir canı vardı... Ve onlar, kendi canları yanmadıkça, anlayamadılar acıyı... Anlayanlar da zaten, kendilerince bir mânâ çıkardı...

    Sen varsın hakkıyla bilen beni... Her
    şeyimle bilen, her şeyimle seven, bir tek Sen... Sevdiğini biliyorum, zira sevmemiş olsaydın, o kadar kendinle meşgul etmezdin beni. Sevmemiş olsaydın, aratmazdın böylesi...

    Sen sevmemi
    ş olsaydın, sevebilir miydim ki Seni?
    Sen canımın Cânânı... Sen'in sevginde vefâyı idrak ettim ben... O e
    şsiz vefâna, karşılık vermekten âciz oldum her zaman... Seni, Senin beni sevdiğin gibi sevmekten âcizim... Zira Sen yaratansın, ya ben? Ben, kul olmayı bile beceremeyen...

    Yalnızca Sendeydi tatmin... Sadece Sende. Bir Sen yettin bana... Kimselerle yetinemedim...
    Acı çekmeyi sever oldum Senin izninle. Dertlerin içinde gizlenmi
    ş nice derman buldum...

    Sevdirdi
    ğince sevdim Seni... Buldurduğunca buldum... Bir Sen varsın Bâkî olan... Geride ne varsa fâni... Bütün varlıkların hepsi fâni... Kimi güzel, kimi çirkin, kimi vasat, ama işte her biri fâni... Dallardaki çiçekler, göklerdeki bulutlar, çöller, pınarlar hep fâni... Seraplar ve gölgeler fâni...

    Çöllerde kalmayı sevdim Seninle... Yalnızdım, kalabalıklar içinde... Her
    şeyde Senin sanatını görmeyi sevdim ben... Herkeste Senden bir tecelli bulmayı sevdim... Yıldızlarda nûrunu, güneşte nârını, ateşte hârını bulmayı sevdim.

    Hiçbir
    şeye muhtaç olmayışını sevdim ben. Azîz oluşunu, Kâdir-i mutlak oluşunu sevdim. Settâr oluşunu sevdim. Öylesine güzel bir sırdaştın ki Sen, kimselere bir sırrımı vermedin. Günahıma rağmen yücelttin beni. Şeref ikram ettin. Ekrem-ül ekremînsin...

    Kulunu sevmeni sevdim. Ey Rabbim! Ben unuttum, unutmadın. Ben, adını anmadım, yine de bırakmadın. Yüceler yücesi a
    şkına karşılık vermek varken, Seni bırakıp başkalarına yandım... Yine de vazgeçmedin benden.

    Sevdin beni, oysa, ben Sana kul bile olamadım. Nankörlük ettim. Yine de nimetlerini esirgemedin.
    Şikayet eden, sızlanan, dert yanan hep ben oldum. Sen, sabrettin. Sen sevdin beni... Bense vefâsız bir sevgiliydim. Kıymetini bilemedim.

    Şimdi, cemâlinin hasretiyle yanıyorum. Ve Senin muhabbetin fâni hazları benden yok etti. O kadar ki, güneşin kavurucu sıcağında da, serinleten rüzgarda da, Senin hasretin içindeyim.

    Senin sadece sanatını seyretmek yetmiyor artık!
    Şahdamarımdan daha yakın olmanı sevdim. Ama bu bile yetmedi bana. Korkuyorum perdeler arkasında kalmaktan. Korkuyorum, başkalarına görünüp de beni mahrum koymandan. Cemâlin... Tüm derdim bu ey Rabbim!
    Cemâlin tüm derdim bu ey Rabbim.

    Dayanamam Mevlâm! Ne olur Sensiz bırakma beni! Biliyorum ki, ne yaparsam yapayım, cemâlini hak edecek bir sermaye biriktiremem.
    Seni hak edecek gücüm yok benim. Seni hak edecek amelim yok. Hiçbir
    şeyim yok ey en Güzel!

    Ellerim bombo
    ş. Üstelik günah kirleriyle lekeliyim. Bembeyaz gelemiyorum Sana... Yarattığın gibi tertemiz değilim. Dünya kirletti beni, nefsim aldattı. Şeytana kandım. Müflisim. Vallahi hiçbir şeyim yok!

    Duydu
    ğum iştiyakın sebebi, yine Sensin. Sensin her yanımda... Sensin varlığım... Zenginliğim Sensin... Tüm sefilliğime rağmen yine de Seni isteyişim, sırlarındandır.
    Bilmiyorum, bilen Sensin. Ve e
    ğer, murâdıma, maksûduma, matlûbuma, yani Sana, yani Senin Cemaline kavuşursam bir gün, bu da sadece Senin merhametin.

    Sermayem yok Sevgili! Tüm sermayem, rahmetin... Lokmanın bile derman olamayacağı derdimin, dermanısın Sen!
    Yârsın!
    Cansın!
    Şifâsın!
    Lokmanda de
    ğil ey Yâr, Sendedir benim devâm!
    Sana kavu
    şmadıkça, huzur da bana haram!
    Sermayem rahmetin, ilâcım Cemâlindir,
    vesselâm!

    Hiçbir
    şey yoktu, yalnız Sen vardın. Hiçbir şey yoktu, aşkın vardı. Aşkını izhâr ettin, yarattın bizi. Muhabbet ettin, yarattın beni…
    Vahdaniyetinin tecellîsiyle bütün kalplere bir katre a
    şk iksiri serptin. Ehadiyetinin tecellisiyle bütün kalpler Sana âşık…

    Bildim, seven sendin beni!.. Bütün varlıklarda yansıyan güne
    ş gibi, sevgisiyle saran Sendin beni… Annemin merhamet yüklü sesi, yüreğini yüreğimin üstüne koyan dostun merhabası, başımı okşayan Peygamber eli, hâtırasıyla hüznümü alan sevgilinin sohbeti… bildim hep Sendendi.

    Sevdin, sonra kopmaz bir zincirle kendine çektin. Zincirin her bir halkası, Senden tecellîlerdi.
    A
    şkına âşık olduğum Mecnûn “Sen”din. Aynalarda seyrettiğim Yûsuf, “Sen”!..

    Sonsuz siyah güller, lâcivert ak
    şamların iğde kokusu, hüzün yüklü sonbahar, yağmurun toprağa dokunuşu, bir gül renginde eriyen akşamlar, Dost'un yüzü, sevdiğim ne varsa, hep “Sen”dendi.
    “Tecellî, tecellî edeni gösterir.” (a.g.e., Hazret-i Mevlânâ)
    Sûretlerde nihân olan Sevgili, ey Sevgili!..

    Yetimler Yetîmi'ne «vedduhâ» sırrıyla tecellî ederken, O'nu tek olana, “bir olan”a çekiyordun. Ba
    şka bütün kapıları kapatırken, hep açık olan kapına çağırıyordun.
    Bildim, kalbimdeki her bir muhabbet tecellisiyle beni de kendine çekiyorsun. Çekiyorsun ve bırakıyorsun. Bırakıyorsun ki, kanayayım; zayıf yanlarımı tanıyayım. Seni bulayım.

    Sonra yine çekiyorsun. Bu, hüzünlü bir
    şehrâyîn. Bu, bitimsiz bir med-cezir. Bu, içimdeki Mûsâ'yla Firavun savaşı; sulhü yok!..
    Sevgili, en Sevgili!..


    Sûretlerden geçerek, Sana erdir beni!.. Merhametinle arındır, kalbimi!...


    BEĞENDİYSEN VE ALANINA EKLEMEK İSTERSEN YORUM YAZ - BLOG AL'A BAS SENiN OLSUN.

    10/18/2008

    Ey CaN-ıMıN CaN-ı oLaN ALLAH'ıM !...




    Madem senin lütfunla yaşıyorum
    madem üfledigin ruhu taşıyorum
    Artık kendimi kirletmeyeceğim

    Madem kalbimi aydınlatan sensin
    Bütün yalan düşünce ve hisleri
    kalbimden uzak tutacağım

    Madem kalbime misafir oldun
    Senden başkasını içeri almayacağım
    Madem ki bana hayat veren sensin
    hayatımla Seni anlatacağım
     
    Ey gönlümün hakiki sultanı
    seni görmesem ne rahatım ne huzurum olur
    Sen diyorsun ki;
    "Onlar Rablerine bakarlar"

    Yarab ben onlardan değil miyim
    Ey ruhumun arkadaşı
    beni şu dünya toprağından kopar da
    cennetin bir köşesine dik
    hem ben hem cennet ehl-i sevinsin
    bana öyle güzel bir koku ver ki
    bu Muhammed'in çiçegi;
    kokusu Muhammed(sav) kokusu densin

    Ey yalnızların yoldaşı
    eger benimle konuşmazsan
    kalbimi sükutunla doldurup
    buna katlanacağım
    kıpırdamadan duracağım
    ve sabırla bekleyeceğim
    Muhammed i bekleyecegim Hatice'yi bekliyeceğim
    Ali'yi Bilal 'i bekleyeceğim

    beni Sana getirmelerini isteyeceğim
    YARABBİ ..derdimi biliyorsun
    kalbimin hüznünü biliyorsun
    sana varmak için çektigim acıları biliyorsun
    görüyorsun ki Rabbim herşeyi kaybettim
    ne bir dost kaldı yanımda

    ne bir çiçek açıyor şu yalancı dünyamda
    günden güne kuvvetten düşüyorum
    ama Rabbim ben hiç ümitsiz olmadım
    sana dua ettigimde bedbaht olmadım
    görüyorsun ya Rabbim bu dert dilime ve kalbime dokundu
    senden şifa diliyorum

    korkuyorum Rabbim ,
    dilimin seni unutmasından korkuyorum
    rahmetinden beni bu korkulardan, emin kılmanı bekliyorum.

    her sevgi,her bakış bir gün kaybolur ama
    Rabbim sen hepsinden başkasın
    her dost her sığınak bir gün yıkılır ama

    Rabbim sen herzaman varsın
    her yüz her gönül bir gün yüz çevirir ama
    sen hepsinden başkasın
    yüz çevirmezsin
    her yıldız her parıltı bir gün söner ama
    sen başkasın Rabbim
    sen yerlerin ve göklerin nurusun
    sen hiç sönmeyen nursun

    ey Rabbim bil ki
    bu kalbi sana vermek
    ve senden başkasını bu kalbe
    sokmak istemiyorum.
    beni bu istek ve niyetimden ayırna
    bana güç ve nur ver
    kalbimi sevginle yaşat

    Amin..

    http://img472.imageshack.us/img472/8854/smileyby5.gifBEĞENDİYSEN VE ALANINA EKLEMEK İSTERSEN BLOG AL'A BAS SENiN OLSUN.
    10/15/2008

    Sözü ve Özü Bir oLanLardan EyLe ALLAH'ım ...




    Ya Rabbi !

    Bir yol üzerinde sıratı mustakimi arar dururuz.

    Bizi sıradı mustakiminden ayırma


    İlahi !

    Gönüller Seni zikredince mutmain olur.

    Bizi Senin zikrinden mahrum bırakma

    İlahi hani galü belada söz vermiştik ya

    Bizi Ahde vefasızlıktan koru.

    Sözü ve özü bir olanlardan eyle Allah'ım ...

    Gel nefsin karanlığında kaybolmuş gönlümüze

    Lutfunla aydınlat kararmış yürekleri

    Merhametinle kuşat Sevgisiz kalmış gönülleri...


    Amin amin amin

    http://img472.imageshack.us/img472/8854/smileyby5.gifBEĞENDİYSEN VE ALANINA EKLEMEK İSTERSEN BLOG AL'A BAS SENiN OLSUN.
    9/12/2008

    ÜZüLüYoRuM ALLAH'ım...



    "" Rabbimiz bizden günahsızlık beklemiyor, ancak içten özürler bekliyor... ""

    "" Bizi Ondan uzaklaştıran günahlarımızın çokluğu yanında, özrümüzün yokluğudur...""





    Allah’ım, emirlerine itaatte niyetime sebat ver;

    sana kullukta basiretimi sağlam kıl.

    Hatalar kirini yıkayıp götürecek işlere muvaffak et beni.

    Allah’ım, buradan sana yönelerek ,

    büyük ve küçük günahlarımdan,

    açık ve gizli kötülüklerimden,

    eski ve yeni sürçmelerimden;

    günah lafı etmeyen,

    günaha dönmeyi düşünmeyen birinin tövbesiyle tövbe ediyorum.


    Ey Rabbim, ben de sana, hoşlanmadığın işe geri dönmeme;

    kınadığın şeyi yapmama

    ve bütün günahları terketme sözü veriyorum.

    Allah’ım, sen, yaptıklarımı daha iyi biliyorsun.

    O halde, benden bildiklerini bağışla ve kudretinle beni sevdiğin işlere yönelt.

    Allah’ım, cahilliğimden dolayı senden özür diliyorum.

    Kötü işlerimi bana bağışlamanı istiyorum.

    O halde, lütfunla rahmetinin kapsamına al beni;

    kereminle günahlarımı sil, günahlara bulaşma hastalığından kurtar beni.

    Allah’ım, her uzvumu ayrıca, senin cezalandırmalarından koruyacak,

    zalimlerin korktukları acıklı azaplarına duçar olmaktan kurtaracak bir tövbeyle,

    iradene ters düşen, sevginin dışında kalan düşüncelerimden,

    bakışlarımdan, konuşmalarımdan tövbe edip sana yöneliyorum.

    Allah’ım,

    önünde tek başıma duruşuma,

    korkundan kalbimin çırpınışına,

    heybetinden bedenimin titreyişine acı.

    ACI VE BENİ AFFET ....



    amin amin amin
    http://img472.imageshack.us/img472/8854/smileyby5.gifBEĞENDİYSEN VE ALANINA EKLEMEK İSTERSEN BLOG AL'A BAS SENiN OLSUN.
    7/28/2008

    ENGeLLe TüKeNiŞiMi ! DiRiLT BeNi

     
    Dirilt Beni Rabbim !

    Tükeniyorum Rabbim!
    Yanlız kaldığımı düsünüp,varlığının her an,her noktasında tezahur ettiğini, beni devamlı koruyup gözettiğini,
    gönlümden geçenlere dahi cevap verdiğini unuttuğum an!
    "Rabbim"
    demeyi unuttugumda tükeniyorum!

    Diriliyorum Rabbim!
    Sana yaslandığım ,Sana güvendiğim... Seninle başlayıp, Seninle devam ettiğim,
    tüm işlerimi Sana havale ettigim an!
    "Ne güzel dostsun"
    dediğimde diriliyorum.

    Tükeniyorum Rabbim!
    Tüm sevdiklerimden;anne babamdan,canandan,ten kafesindeki candan yakın olduğunu bilerek,ellerimi Sana açmayı,
    Senden çözüm ,Senden çare beklemeyi, hüzünlenip, kederlenip, sızlanarak, sızımı gidereceğini unuttuğum an!
    "Bu dertler neden bana?"
    dediğimde tükeniyorum.

    Diriliyorum Rabbim!
    Havayı soluyup Seninle dolduğum, gözümü açtiğımda Seni bulduğum,en saglıklı irtibatı Seninle kurduğum,
    tüm dünya bana küsse de Seni umduğumdan!
    "Kahrın da hoş, lütfun da hoş"
    dediğimde diriliyorum.

    Tükeniyorum Rabbim!
    Dünya meşgalesine dalıp bir cenneti, bir azabı, bir de ölümü unuttuğum an!
    "Beni affet"
    demeyi unuttuğumda tükeniyorum.

    Diriliyorum Rabbim!
    Yandığımda Seninle söndüğüm,Seni anıp ruhumu güldürdüğüm,O sırlı gücünden kuvvet aldığım,
    Seninle yürüdüğüm,Seninle bulustuğum,seninle konuştuğum an!
    "Yarab, bırakma ellerimi"
    dediğimde diriliyorum.

    Engelle tükenişimi. Dirilt beni Rabbim!

    (amin)

    http://img472.imageshack.us/img472/8854/smileyby5.gifBEĞENDİYSEN VE ALANINA EKLEMEK İSTERSEN BLOG AL'A BAS SENiN OLSUN.
    7/19/2008

    Sana GeLiyorum


    Yarabbi sana Meryem in temizliğiyle gelmek istiyorum.Günahlarla kirlenmeme izin verme.

    Sana Musa nın duasıyla geliyorum.Şeytana uymam için peşimden koşanlardan kurtar beni.

    İsmail in tefekkürüyle boynumu büküyorum.Beni ve soyumu sana kul olarak yaşat.

    Sana İbrahim in şevkatiyle geliyorum.Sana gelmeme engel olan şeyleri bana gösterki onları kurban edeyim.

    Sana İsanın ruhuyla geliyorum.Beni katına almanı diliyorum.

    Sana yunusun duasıyla yalvarıyorum.Beni yutan nefsimi karanlıklardan kurtarmanı bekliyorum. Beni selamet sahiline ulaştır.

    Sana Yusuf un gömlegiyle geliyorum.Beni düştüğüm ümitsizlik kuyusundan çıkarmanı diliyorum.

    Sana Muhammed in (asm) kulluğu ve aşkıyla geliyorum.Ubudiyetimi Miraç ın sırrıyla taçlandırmanı diliyorum (amin...)


    http://img472.imageshack.us/img472/8854/smileyby5.gifBEĞENDİYSEN VE ALANINA EKLEMEK İSTERSEN BLOG AL'A BAS SENiN OLSUN.
    5/30/2008

    SeNi DüŞüNüYoRuM

    http://www.hafif.org/imaj/xNicox/1419-2.jpg


    Gecenin o büyülü saatlerinde pencereden sızan ay ışığının her bir cilvesinde, Seni düşünüyorum.
    Yüreğim, hasretle yanıyor; bir gariplik hissediyorum, içim içime sığmıyor; can kafesten uçmak istiyor.
    Yediğim ekmekte, içtiğim suda, kokladığım gülde, ziyânın parıltısında, yağmur damlasında, kar taneciklerinde, Senri düşünüyorum.

    Güneşin her sabah doğuşunda, her akşam gurubunda Seni düşlüyorum; aşkın kalbimi titretiyor.
    Yürüdüğüm yollarda, konuştuğum insanlarda, ikliminde uçuşan altın kanatlı kuşlarda hep sanatını görüyorum. Rahmetine sığınıyorum...

    Rahmetin; hem hazanı, hem kışı, hem baharı, hem yazı, hem arzı, hem semâyı, kucaklıyor. İkliminde fânî olmak, ebetlere yelken açmak istiyorum.
    Bazen bir gülün kokusunda, bir güle bakışımda, dokunuşumda, Habibini (sas) görüyorum. Çiçekler, ötelerden Onun (sas) kokusunu getiriyor. Kuşlar haber veriyor; Âşık, Mâşukunu arıyor. diye semtinde geziyor rûhum belki görürüm diye. Gözlerim Sevgilinin yolunu ümit dolu bir intizarla bekliyor; Onun ışığı rûhuma doluyor...

    Ey bîçarelerin çaresi, yolda kalmışların, gariplerin, kimsesizlerin yardımcısı... Ey Mâbûd-u Mutlak!
    Ümitle kapına geldim girmeme izin verir misin?
    Kirpiklerimi yıkayan gözyaşlarım, ıslak seccadem, seherlerde semaya açılan avuçlarım şâhittir; yalan değil sevdam!

    Ürperen kalbim, titreyen bedenim, vücudumun bütün zerreleri şâhittir, Senden başkasına yönelmedim.
    Bir tomurcuğun şehbâl açması gibi, Ya Fettâh, şu kalbi de Sana aç, aç ki kurtuluşa ereyim!
    Erit beni, bir kor saç içime, ocaklar gibi yanayım; Yüce Nebi (sas) gibi, Sana dilbeste olmuş dostların gibi...
    Kokuşmuşluktan usandım, şu gurbetlikten bunaldım.
    Hasretine artık dayanamıyorum. Dizlerimde derman, gözlerimde yaş kalmadı.

    Rûhum âb-ı hayat istiyor, adımı çağıran bir ses çekim alanıma girsin, içime hasretinin sancısını söndüren bir damla düşsün
    Garibim, acizim, bîçareyim gitmek istiyorum, canım toprak çekiyor. Sana ulaşmak, ruhun tenden ayrılması ise, visalimi istiyorum.

    İki damla gözyaşıyla Sana gelmeyi arzu ediyorum.
    Beni, Sensiz bırakma Allah'ım!


    ....AmiN....  
     

    http://img472.imageshack.us/img472/8854/smileyby5.gifBEĞENDİYSEN VE ALANINA EKLEMEK İSTERSEN BLOG AL'A BAS SENiN OLSUN.