|
|
2009/11/23
Hep
muhabbet eden dillere
Dostluk için yanan gönüllere
Hak için cömertçe veren ellere
Can-ı gönülden Merhaba
Kucak açıp
benim kardeşimsin diyenlere İnsanlık
abasını severek giyenlere Hak
hukuk tanıyıp helal yiyenlere
Can-ı
gönülden Merhaba
 Hayat yolunda kendini gerçekten bilenlere
Beraberken hem güldürüp hem gülenlere Ruhunda birikmiş nefret lekesini silenlere Can-ı gönülden Merhaba
 Özüne insanlık sevgisini sindirenlere Ruhunda esen düşmanlık fırtınasını dindirenlere Tatlı dilleriyle kötülük ateşini söndürenlere Can-ı gönülden Merhaba
 Gönüllere dostluk fidanları dikenlere Dikenleşmiş kalplere gül ekenlere Güzellik ve iyiliğe boyun eğenlere Can-ı gönülden Merhaba
 Sofralarda dostları olunca doyanlara Sevgi ambarında birin üstüne beş koyanlara İnsanlığı ALLAH'ın gerçek ifadesi sayanlara Can-ı gönülden Merhaba 
Birlik dirlik nağmeleri ile şakıyıp ötenlere Sadece kendine değil de herkese yetenlere Gönüllere taht kurduktan sonra yitenlere Can-ı gönülden Merhaba
 Gönül harmanlarından hak arayanlara Güçlü haksız karşısında haklıyı kayıranlara Sofralarında fakir fukarayı doyuranlara Can-ı gönülden Merhaba
 Komşusu aç iken gözüne uyku girmeyenlere Gönül kapılarına barikat germeyenlere Yaradan aşkına hep kötülükleri görmeyenlere Can-ı gönülden Merhaba
 Erenlere evliyalar aşkı ile yananlara Dünya görüşlerine ve tefekkürlerine kananlara Onları çağlar ötesine taşımak için ananlara Can-ı gönülden Merhaba  BEĞENDİYSEN VE ALANINA EKLEMEK İSTERSEN YORUM YAZ - BLOG AL'A BAS SENiN OLSUN.  2009/10/1
Derin
uykulardan hasretle uyanmak
Özleyecek, hasretini çekecek
bir şeyi olmak güzel şey...
Özlemin sonunda kavuşmak vardır çünkü...
Özlem çekmek güzel şey...
Özlemini çekecek bişeyi olmak...
Derin uykulardan hasretle uyanmak
Anneyi özlemek, babayı
özlemek, sevgiliyi özlemek...
Yaşadığın yerleri özlemek...
En büyük üzüntüleri, acıyı bile özlemek...
Bir çift güzel gözü özlemek, asla kavuşamayacağın, hatta bilmediğin birini özlemek..
Ulaşılmazı özlemek, erişilmezi, insanın kendi özünü özlemesi..
Özlemek o yakıcı, kavurcu duygu...
Derin uykulardan hasretle
uyanmak
Özlemek güzel şey...
Özlemeye değer birini bulmuş olmak demek özlemek çünkü...
Özlenesi yaşantısı ve anıları olmak demek...
Dokunmayı özlemek, sarılmayı ve gülmeyi ve gözlerine bakmayı özlemek...
Sohbet etmeyi en iyi arkadaşınla,
gözlerinin içi gülerek...
Bir gülüşü özlemek...
Durgun ve sessiz akan bir su gibi gülüşü..
Aklında biri olmak, aklında olmaya değer
birini bulmak demek çünkü özlemek... Özlemek yaşamak demek, bırakmamak demek, yola devam etmek
demek...
Bir türlü doyamamak demek
özlemek, yanındayken bile özlemek bazen, doyamayacağın kadar sevdiğin şeyler var demek çünkü...
Derin uykulardan hasretle
uyanmak demek özlemek
Uykularını kaçıracak kadar hasret çektirenlere sahipsin demektir çünkü...
Çılgınca bir özlemle uyanmak sabahları...
Özlemek "YAŞAMAK ve YAŞATMAK" demektir...
Özlemek bir arada olmak
demek...
BEĞENDİYSEN VE ALANINA EKLEMEK İSTERSEN YORUM YAZ - BLOG AL'A BAS SENiN OLSUN. 
2009/9/26
Bana Her Bakışın; Aşk buLaştırdı Üzerime
!!
Senin İçin UmutLar Büyüttüm Çocuksu DüşLerimde. .
Sana GeLirken Yüreğimde Umut Vardı;
Şimdi Bir Demet Hüzün Bıraktın Bende...
iLk YıkıLışım DeğiL Bu, iLk HayaL KırıkLığı, iLk Kaybediş DeğiL..
Mavi Bir Göğü oLmadı HayaLLerimin,
Sen Yüreğimi çaLdın Hırsız GözLerinLe.
Bana KaLdı Hayat DeniLen İntihar,
Bir Demet Hüzün bıraktın Yüreğimde...
Oysa Ben Avuç Avuç Sevgi topLadım Yürüdüğün yoLLardan.
Görmedin Sana Titreyen daLı,
YoLLarına Serdiğim GençLiğimin Üzerine Basıp Geçtin...
Sen Mahrem DüşLerimi çaLdın Benim.
Dar GünLere sakLanmış UmutLarımı, eL gün için BiriktiriLmiş Tebessümlerimi..
BiLiyorsun, Herkesin sakLanmış Bir Yarası Vardır Hayatta..
Sen Bütün yaraLarımı Sattın çarşı-pazar !
Zaten YaraLıydı Yüreğimde, Bir de Sen Bir Demet Hüzün Bıraktın Bende...
SöyLe Neden? Neden Beni katLadın üçe dörde?
Yüze Beşyüze Neden böLdün Beni?
Bir Han Gibi kiLit Vurdun Yüreğime,
Neden Bir Demet Hüzün Bıraktın Bende ??
BeLki de Ucuz KahramanLar Gerek Sana,
Ben Yüreğimi Bir Kartvizit Gibi Yakamda Taşımam ki...
Cebimde Bozuk para değiLdir ki Aşk...
Bir Yanım Çocuk MasumLuğudur Bu Yüzden....
Ben Seni Gerekçesiz ve Neticesiz Sevdim !
Ve NasıL Sevmişsem Seni, böyLe doLu Dizgin, uLu Orta,
öyLece Hüzne beLenmişim İşte!
Bir Demet Hüzün oLdun Bende...
Sen Çocuksu DüşLerimin KatiLi,
Başı Sonu beLLi Bir Cinayetin MeçhuL maktüLü..
Üşüttün Beni AteşLerde, YağmurLarda Yaktın !!
Hüzün oLdun...
Bundan Sonra ihLaL Ediyorum Yürek yasaLarını
Ve iLan ediyorum :
GüLüm! Sen Bir Demet Hüzünsün Yüreğimde Büyüttüğüm...
Bak Senin İçin Şiir doLdu gözLerim, Şairce ağLayacağım.
Madem ki; Söndürdün LambaLarı,
O Zaman Yakma!! KaranLığına aLışacağım... BEĞENDİYSEN VE ALANINA EKLEMEK İSTERSEN YORUM YAZ - BLOG AL'A BAS SENiN OLSUN. 
2009/9/7
AŞKTA YARIN YOKTUR SEVGİLİ
  Aşk bu dünyanın ölçüleriyle açıklanamaz sevgili. O ilkel bir acıdır, yaban bir ağrıdır. Gelir ve içimizdeki o çok eski bir şeye dokunur. Sonra bir perde açılır ve yolculuk başlar. Bu yolculukta artık para, tarifeler, beklentiler, randevular, taksitler, iş, anneler ve korkular yoktur. Aşkın kendi gerçekliği vardır sevgili. İnsan bir başka ışığa teslim olur... Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında. Hindistan`da Ganj Nehri`nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork`ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de... Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan... Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye... Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya... İnsan bazen nedensiz yere umutsuzluğa kapılır. Kimselere veremez sevgisini, kimselere kendini anlatamaz, evlere kapanır... Bazen denizler, kıyılar çeker insanı. İnsan bu kapılmayı anlayamaz, oysa çok eski bir yerde yaşanmasından korkulup vazgeçilmez aşkların sızısıdır bu. Bu sızı, bu yenilgi mevsimlerle yıllarla devredilir başka insanlara... Bir insanın yaptığı bir hatanın tüm insanlara yayılması gibi... İşte şimdi biz de sevgili, ya olmadık zamanlarda umutsuzluğa kapılıp, soluğu evlerde alacağız, ya da denizler, kıyılar çekecek bizi. Nasıl biz başkalarının korkaklığını taşıyorsak, başkaları da bizim korkaklığımızı taşıyacak, yenilgimizi, umutsuzluğumuzu... Birazdan sabah olacak... Para, tarifeler, beklentiler, randevular, taksitler, iş, anneler ve korkular başlayacak... Bunlar varsa ve bizim için geçerliyse aşk yoktur ve hiç olmamıştır sevgili. Birbirimizi kandırmayalım... Hadi güne hazırlan. Yaşadıklarımızı unutmaya çalış. Aşk bize güvenip verdiği büyüsünü, sırlarını, cesaretini, bilgeliğini ve o ilkel, o yaban ağrısını geri alacak. Bunlar olurken içimiz bir an çok üşüyecek, sonra geçecek... Hadi, oyalanma birazdan yarın olacak... Aşkta yarın yoktur sevgili... CEZMi ERSÖZ
Hayırla kalın  BEĞENDİYSEN VE ALANINA EKLEMEK İSTERSEN YORUM YAZ - BLOG AL'A BAS SENiN OLSUN. 
BAĞLANMAYACAKSIN
Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne. "O olmazsa yaşayamam." demeyeceksin. Demeyeceksin işte. Yaşarsın çünkü. Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki. Çok sevmeyeceksin mesela. O daha az severse kırılırsın.
Ve zaten genellikle o daha az sever seni, Senin onu sevdiğinden. Çok sevmezsen, çok acımazsın. Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem. Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin. Senin değillermiş gibi davranacaksın. Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsın. Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın. Çok eşyan olmayacak mesela evinde. Paldır küldür yürüyebileceksin. İlle de bir şeyleri sahipleneceksen, Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin. Gökyüzünü sahipleneceksin, Güneşi, ayı, yıldızları... Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak. "O benim." diyeceksin. Mutlaka sana ait olmasın istiyorsan birşeylerin... Mesela gökkuşağı senin olacak. İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait olacaksın. Mesela turuncuya, yada pembeye. Ya da cennete ait olacaksın. Çok sahiplenmeden, Çok ait olmadan yaşayacaksın. Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi, Hem de hep senin kalacakmış gibi hayat. İlişik yaşayacaksın. Ucundan tutarak... CAN YÜCEL
HAYIRLA KALIN BEĞENDİYSEN VE ALANINA EKLEMEK İSTERSEN YORUM YAZ - BLOG AL'A BAS SENiN OLSUN. 
BÜYÜK FARK
a
Çocukluğunu hatırla... Annen tutar elinden Parka giderdin, Gün batar, keyif biter Eve dönerdin. Hasta oldun bir gün, Doktordaydın babanla, O da geçti, iyileştin hızla Yüzlerce sınava girdin, Bitmez dediğin okul Mazi oldu bir diplomayla... Hayat bu, Başlıyor her şey Gün gelip bitiyor Bitiyor ama, Birşeyler yine başlıyor. Bu, bir oyun sanki Rolü biten sahneden iniyor. Ve o gün geldiğinde ki Tezahür ediyor BÜYÜK FARK Başlıyor hakiki ömür Lakin bu sefer bitmiyor!
Talha Bora Öge Hayırla kalın.. BEĞENDİYSEN VE ALANINA EKLEMEK İSTERSEN YORUM YAZ - BLOG AL'A BAS SENiN OLSUN. 
ANI YAŞA Anı yaşa Bugün son günün olsa... Nasıl yaşardın Sadece 24 saat nefesin kalsa? Hiç yalansız, Tamamen riyasız, Ne yapardın?.. Daha mı çok tebessüm eder? Uyumaz yıldızlara mı bakardın? Demek çekinmeden sevdiğini söyler, Dostlarını arardın? Belki gezebildiğin kadar gezer, Bir o kadar çiçek koklardın. Acaba düşmanın kalır mıydı? Gönlünü alıp barışmadığın? Hadi...zaman geçiyor. Dakikalar su gibi akıyor. Son anların olsa bunlar Ne yapardın? Birikmiş tüm paranla İhtiyacı olanlara yardım eder, Harcayabildiğince harcar mıydın? Sanırım eleştirmezdin kimseyi, Vakit iltifatlarına yetmezdi! Peki neden bugün değil... sonra! Son günün olması ne katacak sana, Artık anla! Dün gitti, Yarın gelmedi, Anı yaşa! Talha Bora Öge Tüm ertelemelerimize ithafen... Hayırla kalın BEĞENDİYSEN VE ALANINA EKLEMEK İSTERSEN YORUM YAZ - BLOG AL'A BAS SENiN OLSUN. 
TEK HECE Var mı beni içinizde tanıyan? Yaşanmadan çözülmeyen sır benim. Kalmasa da şöhretimi duymayan, Kimliğimi tarif etmek zor benim. Bülbül benim lisanımla ötüştü. Bir gül için can evinden tutuştu. Yüreğine Toroslar’dan çığ düştü. Yangınımı söndürmedi kar benim. Niceler sultandı, kraldı, şahtı. Benimle değişti talihi bahtı, Yerle bir eylerim taç ile tahtı, Akıl almaz hünerlerim var benim. Kamil iken cahil ettim alimi, Vahşi iken yahşi ettim zalimi, Yavuz iken zebun ettim Selim’i, Her oyunu bozan gizli zor benim…
Yeryüzünde ben ürettim veremi. Lokman Hekim bulamadı çaremi. Aslı için kül eyledim Kerem’i. İbrahim’in atıldığı kor benim… Sebep bazı Leyla, bazı Şirin’di. Hatrım için yüce dağlar delindi. Bilek gücüm Ferhat ile bilindi. Kuvvet benim,kudret benim ,fer benim. İlahimle Mevlana’yı döndürdüm. Yunus’umla öfkeleri dindirdim. Günahımla çok ocaklar söndürdüm. Mevladanım,hayır benim ,şer benim. Benim için yaratıldı Muhammet! Benim için yağdırıldı o rahmet! Evliyanın sözündeki muhabbet, Enbiyanın yüzündeki nur benim… Kimsesizim hısmım da yok, hasmımda, Görünmezim cismimde yok, resmimde , Dil üzmezim, tek hece var ismimde, Barınağım gönül denen yer benim. Benim adım AŞK Cemal Safi
BEĞENDİYSEN VE ALANINA EKLEMEK İSTERSEN YORUM YAZ - BLOG AL'A BAS SENiN OLSUN. 
2009/9/3 
Ben senin en çok sesini sevdim
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran, sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili
Ben senin en çok ellerini sevdim
Bir pınar serinliğinde, küçücük ve ak pak
Nice güzellikler gördüm yeryüzünde
En güzeli bir sabah ellerinle uyanmak
Ben senin en çok gözlerini sevdim
Kâh çocukça mavi, kâh inadına yeşil
Aydınlıklar, esenlikler, mutluluklar
Hiç biri gözlerin kadar anlamlı değil
Ben senin en çok gülüşünü sevdim
Sevindiren, içimde umut çiçekleri açtıran
Unutturur bana birden acıları, güçlükleri
Dünyam aydınlanır sen güldüğün zaman
Ben senin en çok davranışlarını sevdim
Güçsüze merhametini, zalime direnişini
Haksızlıklar, zorbalıklar karşısında
Vahşi ve mağrur bir dişi kaplan kesilişini
Ben senin en çok sevgi dolu yüreğini sevdim
Tüm çocuklara kanat geren anneliğini
Nice sevgilerin bir pula satıldığı bir dünyada
Sensin, her şeyin üstünde tutan sevdiğini
Ben senin en çok bana yansımanı sevdim
Bende yeniden var olmanı, benimle bütünleşmeni
Mertliğini, yalansızlığını, dupduruluğunu sevdim
Ben seni sevdim, ben seni sevdim, ben seni BEĞENDİYSEN VE ALANINA EKLEMEK İSTERSEN YORUM YAZ - BLOG AL'A BAS SENiN OLSUN. 
2009/8/23
Çiçeklerle hoş geçin, balı incitme gönül. Bir küçük meyve için, dalı incitme gönül. Başın olsada yüksek, gözün enginde gerek, Kibirle yürüyerek, yolu incitme gönül... Mevla verince azma, geri alınca kızma, Tüten ocağı bozma, külü incitme gönül.. Dokunur gayretine, karışma hikmetine . Sahibi hürmetine, kulu incitme gönül...
Sevmekten geri kalma, yapan ol, yıkan olma . Sevene diken olma, gülü incitme gönül.. Konuşmak bize mahsus, olsada bir güzel söz, Ya hayır de, ya da sus, dili incitme gönül ...
Eğer çekemezsen gülün nazını
Ne dikene dokun ne gülü incit...
Sahrada mecnun değilsen,
Ne Leyla'yı çağır , ne çölü incit...
 BEĞENDİYSEN VE ALANINA EKLEMEK İSTERSEN YORUM YAZ - BLOG AL'A BAS SENiN OLSUN. 
2009/7/28


Bir yol var/dı önümüzde,
Ben vardım Sen düş/tün,
Uyandım... 
Bir hayalin var/dı aklımın
ötesinde,
Ben inandım, Sen düş/tün,
Uyandım... 
Bir sevgin var/dı içimde
büyüyen,
Ben bildim, Sen düş/tün,
Uyandım... 
Bir gözyaşım var/dı güllere
ağlayan,
Sen güldün, Ben düş/tüm,
Uyandım... 
Menzilime sen düş/tün.
Sana vardım
Hayaline kandım. 
Kalbime sen düş/tün
Aşkınla yandım
Gözyaşımla akıllandım. 
Ben vardım,
Sen düş/tün
Ağlayarak uyandım
HaZaN MaKaMı BEĞENDİYSEN VE ALANINA EKLEMEK İSTERSEN YORUM YAZ - BLOG AL'A BAS SENiN OLSUN.
2009/7/25 
Derya deniz kıskandı çağlayanın tadını
Gözyaşında sadece tuz var
imiş canötem
Kirpiklerimle
yazdım iştiyakın adını
Gözyaşında sadece tuz var
imiş canötem
Hicranlara düşerken inim inim
inledim
Yar diye can çekişen yüreğimi dinledim
Yanağımdan süzülen ırmaklardan
anladım
Gözyaşında sadece tuz var
imiş canötem
Bülbüllere imrendim
gülüm diye zardayım
Kimi zaman alevde kimi zaman kardayım
Haneme baykuş konmuş gurbetinde dardayım
Gözyaşında sadece tuz var
imiş canötem
Duman
çöktü serime yücelerde puslandım
Üstüme dolu yağdı
feryat ile ıslandım
Yüreğim
kanadıkça Yaradan’a yaslandım
Gözyaşında
sadece tuz var imiş canötem
Bu sevdanın yükünü
sol yanıma yükledim
Yollarına bakarak saate gün ekledim
Tadı değişir mi ki diyerek çok
bekledim
Gözyaşında sadece tuz var imiş canötem
Yaram derine indi
asla sensiz saramam
Vuslata yol isterim özge hayal kuramam
Dervişlerin deminde aşıma tuz aramam
Gözyaşında sadece tuz var
imiş canötem 2009/7/22
Şimdi sen yarim oldun ya
ben şimdi seni hiç
özlemeyecek miyim,
arada meraklanıp
izlemeyecek miyim uzaktan,
sen şimdi yarim
oldun ya,
ben şimdi
yalnızlığın alnından öpemeyecek miyim...
"bütün
gözyaşlarım seni çağırıyordu, sen yoktun,
ve ben senin
yokluğunda üşüyordum..."
şimdi sen yarim
oldun ya,
ben senin
gözlerinin içine doya doya bakabilecek miyim,
özlemsiz,
çekincesiz,
şimdi sen yarim
oldun ya,
beni hiç
uyanmayı istemediğim rüyalarda bıraktın...
hadi döndür
başımı
hadi öldür
içimde bunca yıl dışa vurulmamış hasretliklerimi
hadi denizin ve
gökyüzünün ne kadar mavi olduğunu tekrar öğret bana...
Ben seni
kendimden çok önce sevdim
bir bebek
annesini nasıl severse,,, ben seni öyle sevdim...
Dayanır mı bu yürek
sensizliğe,
Alışır mı
yalnızlığa,çekilir mi bu özlem
İstenir mi,yaşanır
mı?...
Söyle sensiz geçen bir
hayat...
Ömrümün sonbaharı oldu
sensizlik
Döktüm bütün
yapraklarımı,
İlk baharım olur
musun...
Güneşim olup ısıtır
mısın beni....
Beklentim olur mu
hayattan?...
Yıkılır mı
sanıyorsun,
Tükenir mi
bendeki sevgin...
Özlem dolu
kollarım bekliyor seni,
Ağlamaklı
gözlerim hasretini kovalıyor...
Dışarı da
yağmur,
Mevsimime inat
yine yağıyor...
Camların buğusu
Bana seni
hatırlatıyor...
Yüreğim
sızlıyor dayanamıyorum artık...
Yağmurlarımda
ıslanıyorum bu aksam,
Her doğan
güneşle kavuşuyorum sana.
Yeniden her
esen rüzgarla koşuyorum yanına
Gözyaşlarımı
sakladım yıldızlara
Bir gece yarısı
bulursan yıldızımı
Anlarsın belki
sende çektiğim acıları...
Tek bir kalp atışı,
sızıdır yüreğimde
Sığmıyor, ne yapsam,
ne etsem
Ne gündüzler, ne
geceler gönlüme
Zindan soğukluğu
sarmış, yüreğimi
Kaderin acımasız
yaşları damlıyor
Boş kalmış ellerime...
Çaresiz
duygularım, yörünge olmuş hislerime
Ağlamak
yetmiyor,sahipsiz kalmış gönlüme
Yel olmuş
sevgim, kayboluyorum gözlerimde
Bedenim
tanımıyor artık beni, bu anlamsız nefesimle...
Sevgiyi yıllardır
sen diye ördüm kalbime
Sensizlik bir
boşluktur, kayboluyorum benliğimde
Yaktın, kavurdun
yok ettin beni
Sana akan sevgi
selimde...
"Al şu
sevgi kurşunumu
Vur öldür
beni, kendinde
Artık ne
gözlerim, ne kalbim kaldı sen'de
Ağlayan,
kanayan ben değil
Sen
olacaksın, bir gün bu sevgi denizinde..."
BEĞENDİYSEN VE ALANINA EKLEMEK İSTERSEN YORUM YAZ - BLOG AL'A BAS SENiN OLSUN.
2009/7/6
Hani bir yağmur
yağar ya bazen...
(Birden uzun zamandır haber
alamadığınız ve ne yaptığını bilmediğiniz sevdiğiniz gelir aklınıza.)
Hani gök gürler
ya arkasından...
(Arayıp aramamayı düşünürsünüz önce.
İçinizden bir ses "ara" demektedir ve o sesi dinlersiniz. Telefon
ellerinizdedir, numaralarsa aklınızda. Dokunursunuz tuşlara.)
Hani şimşekler
çakar peşinden...
(O da çok sevinmiştir sesinizi
duyduğuna. "Nasılsın?" diye sorarsınız ama aslında merak ettiğiniz şey
"Bensiz nasılsın?" dır.)
İşte öyle birşey...
Hani ıssız
bir yoldan geçerken...
(Duyduğunuz ses öyle tanıdıktır ki,
güven ve huzur verir size. Birlikte yaşadığınız anlar birer birer
aklınıza gelir, yaşadığınız anılar gözünüzün önünden teker teker geçer.)
Hani bir
korku duyar da insan...
(Ses tonundan birşeyler anlamaya
çalışırsınız. En ufak bir titremeyi, en ufak bir heyecan kırıntısını
kendinize yorarsınız. "Demek o da etkileniyor" dersiniz. Ya da tam
tersi...
Sesindeki soğukluk ile karşılaşmaktan korkarsınız. O soğukluk, içinde
size dair hiçbir şey kalmadığını gösterecektir ve bununla yüzleşmeye henüz
hazır değilsinizdir.)
Hani bir şarkı söyler içinden...
(Söylemek istediğiniz öyle çok şey
vardır ki. Örneğin "Özledim." demek istersiniz ama dudaklarınızdan
bir
türlü dökülmez bu kelime. Ayni şekilde düşünmediğini görme ihtimali
tedirgin eder sizi.)
İşte öyle birşey...
Hani eski bir
resme bakarken...
(Sahi
neden ayrılmıştınız? Neydi bu
aşkı bitiren şey? O an çok da anlamsız gelir aklınıza gelen nedenler.
Belki basit bir kavga, belki bir kıskançlık.. Ama
hiçbir şeyin önemi yoktur artık. O telefonun diğer ucundadır ve aklınızda
sadece onunla mutlu olduğunuz anlar vardır.)
Hani yılları
sayar da insan...
(Ayrılma anı ve sonrası gelir aklınıza.
Umudunuzun yok olduğu ve geceler boyu ağladığınız günler. Hani zaman
geçmek bilmezdi ve hani siz umutsuzca ölmeyi beklerdiniz ya.)
Hani gözleri
dolar ya birden...
(Gözyaşlarınız, göz pınarlarınıza akın
eder. Ağlamamak için zor tutarsınız kendinizi. "Neden?" demek
istersiniz. "Neden bitti?" ... Yutkunursunuz, tek kelime edemezsiniz.
Dudaklarınızı ısırır, içinize akıtırsınız göz yaşlarınızı çaresiz. O an içinde
bulunduğunuz zor durumu anlamasını istemezsiniz.)
İşte öyle birşey...
Hani yıldızlar
yanıp sönerken...
(Gökyüzü ışıl ışıldı aşık
olduğunuz
geceler ve sizin gökyüzündeki tek yıldızınızdı o bir zamanlar. Her
parlayan yıldıza onun adını vermiştiniz.)
Hani bir yıldız
kayar da insan...
(Her kayan yıldızda ona dair dilekler
tuttuğunuz gelir aklınıza. Başınızı kaldırır gök yüzüne bakarsınız; tek
bir yıldız dahi yoktur. Ve artık sonsuza kadar o yıldızsız gecelerde
yasamaya mahkumsunuzdur.)
Hani bir telaş
duyar ya birden.
("Ne
yapıyorum ben?" diye kızarsınız
kendinize. "Kendine iyi bak" deyip kapatırsınız telefonu ve yine yalnız
kalırsınız. Bir garip duygu çöker omuzlarınıza... Gözleriniz geceye
yenik düşer ve kapanır.)
İşte öyle birşey...

Sabah uyanırsınız ve sorarsınız kendinize "Neydi bu?" ... Cevabı
yoktur.
Çünkü "İşte öyle bir şey" dir bu yaşadığınız...
Sadece bir kaç dakikalık bir süre içinde yaşadığınız
ve belki de bir daha asla yaşayamayacağınız
bir şey...
BEĞENDİYSEN VE ALANINA EKLEMEK İSTERSEN YORUM YAZ - BLOG AL'A BAS SENiN OLSUN.
...
Düşme peşime ey huzur
Yeni hiçbir şey yok heybemde
İnan?
Eski bir bavuldur taşıdığım
İçinde eski bir kaç parça
hatıra
Bir tarafı paslanmış anılar
Ve eskimeyen tek yara
Düşme peşime ey huzur?
Sana göre bir şey yok?
Eskiyen lavanta kokusu
Eski bir sevda
Biraz ürkek?
Biraz çocuksu?
Tüm sermayem budur!
Ha bir de eski bir nağme dilimde
Dün akşam yine dertlerimle baş başa kaldım
Çınlıyor kulaklarımda biraz cızırtılı?
Öyle içtendi ki, ruhumu acılara saldım?
Kıpraşmış içimde yer ve zaman
Bir ürperti almış kanadımı
Unutmuşum adımı?
Acı ey acı
Ey acı içinde yürek,
Ey yürek içinde alev,
Ey alev içinde zemheri,
Ey zemheri içinde zehir?
Ey zehir içinde ateş
Ey ateş içinde rahmet
Ey?
Hey gidi hey!
Aşk değil bunun adı?
Sonsuzluk, büyük zahmet
Düşme peşime huzur
Mazimde barınamadın
İstikbalim daha beter?
Öyle boş? Öyle boş?
Ellerim boş?
Bomboş bakıyor gözlerim?
Yürür gidersin kıyısından
El dahi süremezsin?
Yalancıdır sözlerim
Sesin duyulmaz buradan
Varlığın dahi yokluk boşluğunda
Yelkenleri şişiren rüzgâr
Hızlanınca zamandan
Bir adım yürüyemezsin?
Düşersin?
Kesilirsin dermandan?
İstesen bile?
Sürünemezsin?
Pişersin alnımın terinde
Olmak istemezdim yerinde?
Düşme peşime ey huzur?
Ne bir lokma ne bir hırka?
Sadece eski bir düşüm var?
Ellerimde eski bir koku,
Gözlerimde eski bir ışık
Kalbimde bayatlamış korku
Yüreğimde eski bir alev
Dilime eskiden düşmüş bir ıslık
Ve bir de eski sevdalara dair,
Huzursuz düşler?
Düşme peşime ey huzur?
Düşme işte?
Var git işine?
Enes Ali
BEĞENDİYSEN VE ALANINA EKLEMEK İSTERSEN YORUM YAZ - BLOG AL'A BAS SENiN OLSUN.
2009/6/23 
Sana yazıyorum bu mektubu ey çocuk!
Sen özvatanının bombalar altında
kanadığını izlerken,ölüm korkusu çekerken, silah seslerinden
dalamazken derin uykulara,ben sana mektup yazıyorum...
Kelimelerim yetmiyor, gözyaşlarımı zorluyorum akmıyorlar. Yüreğimin dehlizlerinde derin bir acı, yanardağlar lavlarını aktarıyor kalbime. Herkese kırgın bir çehre ile suskun dolaşıyorum etrafta.
Niçin sustuğuma kimse anlam veremiyor, niye sustuğumu anlamıyorlar.
Biliyorum bana dargınsın, biliyorum senin için hiç birşey
yapamıyorum. Elimden dua etmekten başka bir şey gelmiyor.
Korkuyorum...Öksüz kalmandan, yetim kalmandan, kollarını,
bacağını,yüreğini kanlar içinde bir yerlerde unutmandan korkuyorum.
Seni gönlü yaralı bir güvercin gibi ortada bırakmalarından çok
korkuyorum.
Merhameti yoktur ki serseri kurşunun, acımazki sana...
Cemre niyetine yere sererler narin bedenini, yağmurlar yağar
üşürsün, ağlarsın, kimse tutmaz küçük ellerini.
Hangi şefkatli kol sarar seni, kim merhamet öpücükleri kondurur
gözyaşlarına aşina yanaklarına?
Ya aradığında kimseyi bulamazsan,ya herkes kaderine terkederse?
İşte o zaman bana hesap sorar mısın, azap meleği gözlerini gözlerime
dikip ; "sende beni yalnız bıraktın" der misin?
Öldürülüşüne seyirci kalmak kahrediyor beni...Entellerin ,
politikacıların, koltuk meraklılarının, midesine, hevalarına
aldananların sözlerine kulak tıkıyorum. Tek senin acı dolu sesin
yükseliyor gökyüzüne,sade senin sesini işitiyor kulaklarım.
Kırgınım ey çocuk!
En az senin kadar sitemliyim.
Zihnimde kol geziyor düşüncelerim, başıma ağrılar saplanıyor, kanlı
yayınlardan haberleri dinlemekten kaçıyorum.
Ya yüzünü görürsem, ya küçük çehreni tanırsam, ya ana şefkatinden
mahrum yüreğinin toprağın hüzünlü boynuna sarıldıgına şahidlik
edersem?
Ölme, sakın ölme ey çocuk!
Yere düşüpte kalkamazsan bana uzat ellerini, kaybettiğin her yakının
için bana bir daha, bir daha sarıl.
Kimse duymazsa seni rüzgarın kulağına fısılda, bana yolla tüm
sözlerini...Ben duyarım, yüreğime akıt gözyaşlarını sana yük olmasın
ben taşırım.
Çağırdığında gelemezsem,düştüğünde kaldıramazsam,bunların hiç birini
yapmaya yetmezse gücüm, bil ki senin yanındayım ve seninle birlikte
ağlıyor olacağım
BEĞENDİYSEN VE ALANINA EKLEMEK İSTERSEN YORUM YAZ - BLOG AL'A BAS SENiN OLSUN. 2009/6/15
Güle sevdasından ötermiş bülbül,
İstemem
sevgisiz,imansız gönül,
Manâ bahçesinden bir
demet gül,
Deremeden gidersem,ona
yanarım.
Şu sahte sofunun
kalbinde kiri,
Sanıyorlar oysa hak'kın
neferi,
Rabbime dilenip zalim
nefsimi,
Affettirmeden ölürsem,ona
yanarım.
Kula bela gelmezmiş Hak yazmayınca,
Mevla bela vermezmiş kul azmayınca,
Günahkâr bedenim konmadan
musallaya,
Kâbeye yüz süremezsem ona
yanarım.....
Gül sultanımı son kez rüyamda,
Göremeden ölürsem ona
yanarım......... Azra HASEKE
Sevgili, yüreği güzel Azra Kardeşime en kalbi sevgi, saygı ve hürmetlerimi sunuyorum.
Şiir, kaynak gösterilmek şartıyla iktibas edilebilir.
Eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir.
   BEĞENDİYSEN VE ALANINA EKLEMEK İSTERSEN YORUM YAZ - BLOG AL'A BAS SENiN OLSUN.
2009/6/9
Ateş sönmez yüreğindeyse..
Küllenmez umutların.. Her daim alevlendirir imanını..
Ve ateşin yürekten yüreğe dalgalanır..
Hissedilen en tatlı ateş olur..
Yakar ama umutsuzluğa sönük yanıtlar verir..
Bitti deme...
Sen koştukça yeşerir umutlar..
Sen coştukça dermanın var olur..
Çaren elbette bulunur.. Acın sonsuza dek son bulur..
Tükenmez umudun,direnmez hasretin kavuşmamaya..
Ve özlemin sılayla son bulur..
Kayboldu deme...
Aramazsan bulunmaz kayboldu dediklerin..
Duyulmaz ki sessiz çığlıkların..
Arayışın kayboldu dediklerine olmasın..
Arayışın bulmak istediklerine olsun..
Ve hayat çiçeklerin yaşamı solusun..
Tükendi deme...
Sen neyi buldun ki tükensin..
Aramayı öğren asıl hırsların tükensin..
Ağladığında hasretin tükensin..
Söndü deme; yüreğindeki sevda ateşine,
Bitti deme; tükendiğine inandığın umutlarına,
Kayboldu deme; arayamadıklarına,
Tükendi deme; bul ki öyle tüket hasretlerini,
Ve ararken kaybetme kendini
Bulamazsın sonra istediğin gerçek sevgini
BEĞENDİYSEN VE ALANINA EKLEMEK İSTERSEN YORUM YAZ - BLOG AL'A BAS SENiN OLSUN.
|